YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8822
KARAR NO : 2012/10356
KARAR TARİHİ : 13.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ….ve diğeri vekili Avukat …. tarafından, davalı … aleyhine 07/06/2006 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve duruşmasız olarak incelenmesi de davalı vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacılar, aynı hastanede çalıştıkları davalı Prof. Dr. …’nun kendilerine karşı işlediği görevli memura hakaret suçundan yargılandığı ve ceza aldığını, ayrıca her iki davacıya karşı da şikayet dilekçesi ile hakaret ettiğini belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının davacıya karşı hakaret suçundan yargılanıp mahkum olduğu belirtilerek, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı hukuk hakimini de bağlayacağından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda; Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi kardiyoloji bölümünde cerrah olarak kamu görevi yapan davalının, davacı meslektaşlarına karşı görevi nedeniyle hakaret eyleminden cezalandırılmış olması nedeniyle kişilik haklarına saldırı oluştuğundan manevi tazminat talep edilmiş, davalı doktorun görevi sırasında ve görevi nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu tutulması istenmiştir.
Anayasa’nın 129/5 maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1 maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. Kamu görevlisi aleyhine adli yargı yerinde dava açılamıyacağına göre kamu görevlisi hakkında adli yargıda açılan tazminat davasında kast ve kusur aranmaksızın husumet nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekir. Mahkemece husumetten red kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/06/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. 13/06/2012