YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9973
KARAR NO : 2012/13224
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 17/03/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 05/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava; haksız eylem nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş, karar; davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, davalı ile yaptıkları telefon görüşmesinin davalı tarafından rızası dışında kayda alınarak internet ortamında yayıldığını, böylelikle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini, davalı hakkında şikayetçi olduğunu beyan ederek uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davaya konu edilen telefon görüşmesinde davacının kendisine yönelik küfür ve tehdit içerir beyanlarda bulunduğunu, durumu tespit etmek için kayda aldığını, davacı hakkında şikayetçi olduğunu, konuşma metninin kendisi tarafından basına sızdırılmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacı ile davalı arasındaki telefon görüşmesinde davacının davalıya yönelik sarf ettiği küfür ve tehdit beyanlarının yayılması nedeni ile küçük duruma düştüğü, davacının kendi hareketi ile neden olduğu durumdan dolayı tazminat isteminde bulunamayacağı kabul olunarak istem reddedilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davalı hakkında davacı ile olan telefon görüşmesini kayda alarak haberleşme hürriyetinin gizliliğini ihlal ettiği gerekçesi ile kamu davası açıldığı ve derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Borçlar Yasası’nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır.
Şu durumda mahkemece, davalının haberleşme hürriyetinin gizliliğini ihlal eylemi nedeni ile yargılandığı kamu davasının sonuçlanması beklenerek, tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; bu bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.