YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2755
KARAR NO : 2012/6619
KARAR TARİHİ : 17.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 23/07/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 27/09/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 17/04/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraftan davacı hazine vekili Avukat … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, ruhsatlı alan dışında … çay yatağından izinsiz alınan malzeme bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
a- Yerel mahkemece ispatlanamayan davanın reddine dair verilen karar dairemizin 2006/6961 esas ve 2007/6057 karar sayılı ilamı ile “…12/7/2004 tarihli bilirkişi raporu ile 209.203m3 malzeme çıkarılıp depolandığı sabittir. Çıkarılan malzemenin izinsiz olduğunun kabulü ile zarar kapsamı belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi….” biçiminde bozulduğu, bozmaya uyulmakla verilen kararda bozma sonrası davacı tarafça verilen ıslah dilekçesinin esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğinden;davaya konu zarar tutarının bozma ilamı öncesinde aldırılan 12/7/2004 tarihli bilirkişi raporuna göre belirlendiği, bu hususun bozma ilamında da açıklandığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece verilen ilk karar esas yönünden bozulduktan sonra bozma öncesinde aldırılan bilirkişi raporuna göre hesaplanan zarar tutarının bozma sonrasında verilen 27/6/2001 tarihli dilekçe ile ıslah edildiği ve buna göre karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum, bozma sonrası ıslah yapılamayacağına ilişkin yerleşmiş yargı uygulamalarına da ters düşmektedir. Şu durumda ıslah edilen bölüm yönünden kabul kararı verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
b-Yerel mahkemece benimsenen hesap bilirkişisi raporunda; izinsiz çıkarılan ve 1m3 malzemeye karşılık gelen rüsum bedelinin 4 katı üzerinden hesap yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava, haksız eylem nedeniyle izinsiz çıkarılan malzeme bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında sözleşme ilişkisi de bulunmamaktadır. Şu halde zarar hesabının, Maliye Bakanlığı’nca olay tarihine göre belirlenen ve malzemenin ocak yerindeki m3 birim fiyatına göre hesaplanması gerekirken, taraflar arasında akdedilmeyen, davacı ile dava dışı … Belediyesi arasında akdedilen sözleşmeye göre rüsum bedelinin 4 katı üzerinden hesap yapılarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a,b) nolu bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.