Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2012/9811 E. 2012/12415 K. 12.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9811
KARAR NO : 2012/12415
KARAR TARİHİ : 12.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … … aleyhine 20/05/2004 gününde verilen dilekçe ile haksız fiilden kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 22/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 12/09/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava, haksız eylem sonucu ölüme sebebiyet nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olay, davalı öğretmenleri ile pikniğe giden öğrencilerden biri olan davacıların küçük çocukları … …’in Çoruh nehrinde boğularak ölmesi şeklinde meydana gelmiştir. Gerek mahkeme dosyasından, gerekse Bayburt Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan ceza yargılaması sırasında olayla ilgili pekçok bilirkişi raporu alınmış, bunların bir bölümünde davalıya kusur verilmiş, bir bölümünde ise kusurun tamamı davacıların ölen oğluna verilmiş, mahkemece ceza mahkemesinin beraat kararı da gerekçe yapılmak suretiyle, davalıyı kusursuz kabul eden bilirkişi raporlarına itibar edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu olayın meydana geldiği gezinin resmi nitelikte olmamasına rağmen öğrencilerle birlikte geziye katılan davalı öğretmenin çocukların oradaki davranışlarını kontrol etmek, gerekli uyarıları yapmak gibi bir zorunluluğu olmadığı kabul edilemez. En azından hayatın olağan tecrübeleri gereği olarak, öğrenci velilerinin çocuklarına bu gezi konusunda izin verirken başlarında bir öğretmen bulunuyor olmasına güvenerek izin verdiklerinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca davalıyı tamamen kusursuz kabul edilen raporlara itibar edilmesi yerinde değildir. Dosya içinde bulunan 11/11/2005 tarihli 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı …’e verilen %10’luk kusur oranı dosya kapsamına ve oluşa uygun düşmektedir.
Bu nedenle kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle, davanın tümden reddine ilişkin mahkeme kararının onanması yolundaki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 12/09/2012

KARŞI OY YAZISI

Ölen Medeni Kanun ve Uluslararası Sözleşmelerde belirlenen yaş sınırlamasına göre henüz çocuktur. Çocuk ölmüş olmakla mevcut bir zarar söz konusudur. Zararın doğmasıyla davalıların eylemi arasında illiyet incelenmelidir. Çocukların böyle bir faaliyette gözetilip denetlenmesi gerekliliği tartışılmaz bir yükümlülüktür. Hem de kurumsal düzeyde gözetim yükümlülüğü söz konusudur. Ölümün orada bulunma nedeni okul kapsamlı bir etkinliktir. Bu sırada ölüm olmuştur. Böylece illiyet sabittir. Ancak davalı tarafın kusurunun sorumluluk miktarı bakımından sınırlandırılması düşünülebilir. Böylece davalıya tam kusur verilmemesi hukuksal olarak adil bir sonuca götürebilir. Ancak davalıların hem kurumsal hem de bireysel olarak sorumlu olmadıkları düşünülemez.
Bu nedenle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 12/09/2012