YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17541
KARAR NO : 2014/11906
KARAR TARİHİ : 17.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … tarafından, davalı … aleyhine 19/12/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/06/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/09/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, sosyal paylaşım sitesi olan Facebook yoluyla kişilik hakkına saldırıdan doğan manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davalının temyizi üzerine Dairemiz çoğunluğu tarafından onanmıştır.
Davacının Kandil münasebetiyle paylaştığı kutlamaya davalının, kişilik hakkına saldırı teşkil edecek şekilde yorum yaptığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık,
hükmedilen tazminat miktarından kaynaklanmaktadır. Olay 15/07/2011 tarihinde meydana gelmiştir. Ses sanatçısı olan davacının ekonomik durumu iyidir. Öğrenci olan davalı, bu arada bir işyerinde de asgari ücretle çalışmaktadır. Davacı yararına 7.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Bir anlık kızgınlık ile yazıldığı kabul edilen ifadeler çirkindir. Ancak, tazminat miktarı oluşa, olay tarihine ve Dairemiz uygulamalarına göre fazladır.
Şöyle ki; Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Kanunun takdir hakkını verdiği hususlarda hakim, hükmü hukuku ve hakkaniyeti gözeterek kurmahdır. Bu para zarara uğrayanda manevi huzuru sağlamaya yönelik olmalı, bir ceza olarak görülmemelidir. O halde tazminatın belirlenmesinde bu kriterler nazara alınmalıdır. Somut olayımızda; eylem, olayın özelliği tarafların ekonomik ve sosyal durumları yeterince irdelenmemiş, bir ceza olarak kabul edilerek hüküm kurulduğu izlenimi edinilmişitir. Bu itibarla; daha alt seviyede bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini düşündüğümden Dairemiz çoğunluğunun kararına katılmıyorum.17/09/2014