Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/10740 E. 2014/16447 K. 02.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10740
KARAR NO : 2014/16447
KARAR TARİHİ : 02.12.2014

MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/12/2013
NUMARASI : 2009/221-2013/719

Davacı Sağlık Bakanlığı vekili Avukat G.S. tarafından, davalılar F.. Y.. vd aleyhine 03/10/2005 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/12/2013 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı F.. Y.. vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili ve davalı H.. S.. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 02/12/2014 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili M. A. ile karşı taraftan davacı Sağlık Bakanlığı vekili Avukat V. Ö. ve duruşmasız temyiz eden davalı asil H.. S.. ve vekili Avukat M. H. Y. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı F.. Y..’nın Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde başhekim yardımcısı, H.. S..’in ise hastane müdür yardımcısı olduğunu, hastanenin yeni açılan kalp merkezinin malzemelerinin doğrudan temin yöntemi ile temin edildiğini, muhasebe denetmeni tarafından yapılan kontrolde satın alınan malzemelerin piyasa fiyatlarının çok üzerinde alındığı, bundan dolayı idarenin zarara uğradığının belirlendiğini beyan ederek uğradığı maddi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını, malzemelerin yalnız ticaret odasından alınan fiyatlar ile arada fiyat farkı bulunmasından dolayı fahiş fiyata alındığının söylenemeyeceğini yerinde özellikleri tespit edilerek serbest piyasa fiyatlarının belirlenmesi gerektiğini, keza fiyat araştırma komisyonunda kendilerinden başka görevlilerinde bulunduğunu, esasen son olarak ihaleye onay verenin başhekim olup kendilerinin görev ve sorumlulukları bulunmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın Dairemizin 23/06/2008 gün ve 2007/13340 Esas, 2008/8564 Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmeyerek araştırmaya yönelik olarak bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda görüşüne başvurulan bilirkişi raporları uyarınca istemin bir bölümünün ödetilmesine karar verilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davalıların Adana Numune Araştırma ve Eğitim Hastanesi Başhekim yardımcısı ile hastane müdür yardımcıları olup hastanenin yeni açılacak kalp merkezi için alınacak malzemelerin fiyat araştırma komisyonu üyeleri oldukları, ihale komisyonu üyelerine davanın yöneltilmediği anlaşılmıştır. Davacı idare tarafından yapılan incelemede satın alınan malzemelerin piyasa fiyatlarının çok üzerinde alınması nedeni ile idarenin zarara uğratıldığı iddia edilmiştir. Aynı iddia nedeni ile davalılar hakkında adli soruşturma açılmış, döner sermayeden yapılan firma ödemelerinin para yokluğundan geç yapılması nedeni ile tekliflere malzeme fiyatlarının yüksek yansıdığı, bunda şüphelilerin kusurları bulunmadığı belirlenerek kamu adına takibat yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bozma ilamından önce alınan bilirkişinin raporunda zarar oluştuğunun söylenebilmesi için malların yerinde incelenerek cins, marka, sınıf ve özelliklerinin belirlenmesi bundan sonra alındıkları dönem ki piyasa koşullarının dikkate alınması sonucuna göre belirleme yapılması gerektiği, salt muhasebe denetmeni raporundaki gibi ticaret odası fiyatları ile karşılaştırma yapılarak zarar bulunduğunun söylenemeyeceğinin bildirildiği, bozmadan sonra ise bozmaya uyularak, mahallinde keşif yapıldığı ve dava konusu olan malların yerinde cins, marka, sınıf ve özelliklerinin belirlenmeye çalışıldığı anlaşılmış ise de bilirkişilerin ortak görüşlerinde tükenen ve sarf edilen mallar yönünden aradan geçen zaman nedeni ile malların görülme imkanı kalmadığı, dayanıklı tüketim malları yönünden ise yine o tarihteki piyasa koşullarının da tam olarak belirlenmesinin mümkün bulunmadığı ancak sözlü olarak yaptıkları araştırmalar sonunda idarenin zarara uğradığının belirlendiği görülmüştür.
Davacı, davalıların fahiş fiyatla malzeme satın aldıklarını iddia etmiş ise de bilirkişi raporlarının incelenmesinde beşyüzü aşkın çeşitte temin edilmiş bulunan malzemelerin önemli bir kısmında ihale bedeli ile piyasa fiyatı arasında fark bulunmadığı hatta bazı malzemelerin piyasa fiyatlarının altında satın alınarak idarenin kar ettirildiği görülmüştür. Ancak yine bazıları için piyasa fiyatlarına göre yüksek fiyattan alım yapıldığı görülmekle birlikte bu malzemelerin cins, marka, sınıf gibi özelliklerinin raporlarda yazılı olmadığı, koltuk, masa diye yazılan cinsteki ürünlerin serbest piyasada yüzlerce çeşidinin olup fiyatlarının da özeliklerine göre birbirinden oldukça farklı olabildiği bilinen bir gerçektir. Esasen bozma ilamının konusunu satın alınan malzemelerin cins ve kalitesinin tespit edilmesinden sonra serbest piyasadaki fiyatlarının belirlenmesinin oluşturduğu, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karşın bilirkişi raporlarında değinilen nedenlerden dolayı o tarihte satın alınan malzemelerin tümünün cins, marka, kalite gibi unsurlarının tespitinin mümkün olmadığı da anlaşılmıştır.
Şu durumda, her ne kadar bilirkişiler tarafından tanzim olunan raporlarda idarece satın alınan malzemelerin fahiş fiyatla alımından dolayı bir zarar doğduğu, satın alınan bazı malzemelerin piyasa fiyatlarının altında, bazılarının ise piyasa fiyatlarına denk fiyatlardan alındığı, diğer bazılarında ise serbest piyasa fiyatlarının üzerinde alındığı yazılı ise de, bilirkişilerce de o günkü serbest piyasa koşullarının tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı gibi satın alınan malların da aradan geçen zaman nedeni ile satın alındıkları tarihteki özelliklerinin tespitinin de mümkün bulunmadığı, takipsizlik kararında piyasa fiyatından yüksek teklif verilmesinin döner sermayeden ödemelerin geç yapılması nedenine dayandırıldığı anlaşılmakla sonuç itibari ile davacının davalıların eylemleri nedeni ile zarara uğradığı kesin olarak kanıtlanamamış olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkemece, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, davalıların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve davalı F.. Y.. yararına takdir olunan 1.100,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/12/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Vadeli ödeme yapılacak olması, ihale komisyonu üyelerine karşı dava açılmamış olması, mahkemece hükme esas alınan raporda hesaplama yapılırken birim fiyatlarının belgeye dayanmamış olması karşısında hesaplanan miktarın tamamına hükmedilmiş olması doğru değilse de tümden reddi kararına katılmıyoruz.02/12/2014