YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11134
KARAR NO : 2014/16176
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2013
NUMARASI : 2012/299-2013/99
Davacılar F.. B.. vdl vekili Avukat tarafından, davalılar M.. V.. vd aleyhine 24/05/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların temyiz itirazları reddolunmalıdır.
2-Davalı E.. A..’ın temyizine gelince; dava, haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacılar, davacılardan F.. B..’nın davalı E.. A.. aleyhine Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/480 Esas sayılı dava dosyasında kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davası açtığını, bu davaya davalı M.. V.. tarafından vekil olarak sunulan cevap dilekçesinde savunma sınırlarını aşarak kişilik haklarına saldırıda bulunduklarını ileri sürerek davalılardan manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Davalılar ise, cevap dilekçesinde ileri sürülen iddiaların savunma sınırı içinde olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava dilekçesinde davacılardan F.. B.. hakkında yazılan iddialardan bir kısmının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu, bu saldırıdan davalılardan E.. A..’ın sorumlu olacağı kabul edilerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya arasında mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde; davacılardan F.. B..’nın kardeşi ile davalı E.. A..’ın oğlunun evli olduğu, davacı F.. B.. ve davalıların avukat olduğu, davacı F.. B..’nın avukat olarak görev yaptığı kurumdan ayrıldıktan sonra davalı E.. A..’a ait avukatlık bürosunda bir süre çalıştığı, davacının kardeşi ile davalı E.. A..’ın kızının evliliği sırasında yaşanan olaylar nedeniyle taraflar arasında bir takım geçimsizliklerin bulunduğu, davalı E.. A.. tarafından tüm bu hususlarla ilgili davacı F.. B..’ya yazılan mektupta kullanılan ifadeler nedeniyle tazminat davası açıldığı, tazminat davasına verilen cevapta mektubun içerisinde belirtilen ve kişilik haklarına hakaret oluşturduğu iddia edilen hususlarla ilgili maddi vakıalarda belirtilerek savunma yapıldığı anlaşılmaktadır.
Şu halde, kullanılan ifadenin amacı, kullanıldığı yer ve ifade ediliş tarzı dikkate alındığında iddia ve savunma sınırları içerisinde kaldığının kabulü gerekir. Mahkemece, istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalı M.. V.. ve E.. A..’ın vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına davacıların temyiz itirazalarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.