YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11769
KARAR NO : 2014/17048
KARAR TARİHİ : 11.12.2014
MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2011/107-2013/448
Davacılar C.. B.. vd vekili Avukat T. Ç. tarafından, davalılar F.. A.. vd aleyhine 16/03/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/11/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, Zaman gazetesinin 17/03/2002 tarihli nüshasında “Vahşi Cinayeti Isırık İzi Çözdü” başlığıyla yayınlanan haberin, gerçeğe aykırı ve kişisel yorumlara dayalı olduğunu belirterek, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
Davalılar, zamanaşımı definde bulunarak davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalıların ileri sürdükleri zamanaşımı def’i konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden, dava konusu haberde kesin ifadeler kullanılarak davacıların kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yasalarda zamanaşımı def’i, davalının yerine getirmesi gereken bir edimi, özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınması olanağı sağlayan bir hak olarak tanımlanmaktadır. Bunlardan birisi olan zamanaşımı def’i, süresinde ve yöntemine uygun biçimde ileri sürüldüğünde işin esasının incelenmesine geçilmez ve bu savunma, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 222 ve izleyen maddeleri gereğince ön sorun (hadise) biçiminde incelenip karara bağlanır. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 142. maddesinde ise; “Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar.” şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek, davalıların zamanaşımı savunması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden işin esasının incelenmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.