YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12507
KARAR NO : 2014/14600
KARAR TARİHİ : 05.11.2014
MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2014
NUMARASI : 2014/88-2014/243
Davacı İ.. B.. vekili Avukat tarafından, davalılar F.. A.. vdl aleyhine 15/08/2012 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/05/2014 günlü Kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılardan C.. Ş.. ve F.. A.. hakkında açılan davanın reddine, davalı E.. Ş.. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar vermiş; hüküm, davacı ve davalılardan E.. Ş.. tarafından temyiz edilmişti. Dairemiz tarafından yapılan temyiz incelemesi sonucu 04/12/2013 gün 2013/17260 Esas, 2013/19120 Karar sayılı ilam ile:
Davalılar C.. Ş.. ve F.. A..’nun da dava dışı polis memurlarının yaralanması fiiline iştirak ettikleri anlaşıldığından, bu davalılar açısından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş; yine, 2330 sayılı Yasa’nın ilgili hükümleri gereği olay tarihindeki veriler üzerinden en yüksek devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dahil) yüz maaş tutarının iş gücüne engel bulunan her gün için %l’i oranında hesaplama yapılarak, ödeme yapılması gerekirken; hükme esas alınan bilirkişi raporunda 100 kat yerine 60 kat üzerinden hesaplama yapılması doğru görülmemiş ve mahkeme kararının bu açılardan bozulmasına hükmedilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen, yargılama sonucu, diğer davalıların da sorumlu olduklarına ilişkin bozmaya uygun karar verildiği halde, hesaplamaya yönelik bozmaya uygun karar verilmeyerek, bu hususta önceki hükümdeki gibi karar verilmiştir.
Yerel mahkemelerce verilen bir kararın temyizi üzerine, Yargıtay’ın ilgili dairesince bozulmasına hükmedilir ve mahkemece de bozmaya uyulmasına karar verilirse, bu durumda lehine bozma kararı verilen taraf için usulü kazanılmış hak oluşur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre, lehine bozma yapılan davacı için usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Öyleyse, mahkemece Dairemizin anılan bozma kararının 2-b fıkrasında belirtilen kriterlere göre yapılacak hesaplama neticesi bulunacak tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken, bozulan karardaki miktara hükmedilmesi doğru görülmemiş, hühmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine 05/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.