YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12995
KARAR NO : 2015/11009
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/07/2014
NUMARASI : 2012/364-2014/416
Davacı İ.. B.. vekili Avukat Osman tarafından, davalı S.. K.. aleyhine 31/07/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/07/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız takip nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında davalıya ödemiş olduğu 13.606,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ayrıca haksız şekilde takibe maruz kaldığından bahisle 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 13.606,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Davacının maddi tazminata yönelik isteminin tamamı kabul edilmiş olmasına karşın, “kısmen kabulüne” şeklinde hüküm kurulmuş, ayrıca davalı yararına maddi tazminat istemi ile ilgili olarak vekalet ücretine karar verilmiştir. Davacının icra tehdidi altında ödediği paranın iadesine ilişkin isteminin tümü kabul edildiğine göre belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Ne var ki; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden mahkeme kararının HUMK’un 438/son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle, hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin ilk fıkrasında yer alan “Davanın kısmen kabulüne” ifadelerinin silinerek yerine “Davacının maddi tazminat talebinin kabulüne” ifadelerinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin ikinci fıkrasının tümünün silinerek yerine
“Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlendiği üzere 1.632,72 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ifadelerinin yazılmasına, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçimi ile ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.