Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/13770 E. 2014/17012 K. 11.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13770
KARAR NO : 2014/17012
KARAR TARİHİ : 11.12.2014

MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/07/2014
NUMARASI : 2012/415-2014/404

Davacı R. Y. (L. D. Isı Sist. Proje Tes. İnş. Tic.) vekili Avukat T.P. tarafından, davalı S. Kimya Petrol Ürün. San. ve Ltd. Şti. aleyhine 09/07/2008 gününde verilen dilekçe ile haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/07/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddolunmalıdır.
2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; asıl ve birleşen dava haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının haksız ihtiyati tedbiri nedeniyle F-X markalı tutkalları satamadığı gerekçesiyle yoksun kaldığı kârı maddi tazminat olarak istemiştir.
Davalı, davacının maddi zararının bulunmadığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına alınan bilirikişi raporuna itibar edilerek davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Bir başka deyişle haksız fiil ile zarar arasında illiyet bağı yoksa bu kalem zarar istenemez.
Borçlar Kanunu’nun 42. maddesi gereğince, zararın varlığını ve tutarını kanıtlamak zorunda olan davacının, zararın gerçek tutarını kanıtlamakta zorlandığı veya kanıtlanmasının davacıdan beklenemeyeceği durumlarda yargıç, işlerin olağan gidişi ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek zarar tutarını kendiliğinden belirler.
Davacı tarafından F-X markalı tutkallar üzerine konulan tedbir nedeniyle uğranılan kâr kaybı istenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise zarar, ihtiyati tedbir kararının devam ettiği süre de dikkate alınarak davacı şirketin tüm faaliyetleri üzerinden hesaplanmıştır. Davacı şirketin tutkal üretimi ve satışı dışında doğalgaz ve inşaat işleriyle de uğraştığı anlaşılmaktadır. Davacı şirket ihtiyati tedbir kararı süresince bu faaliyetlerine devam etmiştir. Davacının tüm ticari faaliyetleri üzerinden yoksun kalınan kârın hesaplanması doğru değildir. Davacının münhasıran F-X markalı tutkallar üzerine konulan ihtiyati tedbir nedeniyle uğradığı kâr kaybı bilirkişi raporu ile belirlenilmeye çalışılmalı, bu mümkün olmadığı taktirde Borçlar Kanunu’nun 42. maddesi gereğince dosya kapsamında bulunan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hakim tarafından olaya uygun bir miktar takdir edilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalının öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.