Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/14070 E. 2015/11856 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14070
KARAR NO : 2015/11856
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

MAHKEMESİ : Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/10/2013
NUMARASI : 2012/390-2013/359

Davacı N.. B.. tarafından, davalı M.. U.. aleyhine 11/07/2012 gününde verilen dilekçe ile adli yardım talepli olarak maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; adli yardım isteminin kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/10/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız fiil nedeniyle tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya herhangi bir yetki vermediği halde arsası üzerindeki evini elemanlarına yıktırdığını, içindeki eşyalarını kendisine mal edindiğini, bahçedeki meyve ağaçlarının da kesilerek satıldığını iddia ederek uğradığı 70.000,00 TL maddi zararın ödetilmesi ile adli yardımdan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı müteahhit olduğunu, davacı ile arsası üzerine kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak için görüştüklerini, davacının arsa üzerindeki metruk evin yıkılarak malzemesinin kendisine verilmesini istediğini, nitekim evin çatısının yıkık ve halk sağlığı yönünden tehlike arz eder nitelikte metruk bir ev olduğunu, davacıya kaç daire vereceği konusunda arsayı kontrol etmek ve temizlik yapmak için elemanlarını gönderdiğini, evi yıkmadığını, sadece temizlik yaptırdığını, davacı ile anlaşamadıklarını, davacının bu nedenle hakkında şikayetçi olduğunu ancak takipsizlik kararı verildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının adli yardım isteği kabul edilmiş, yapılan yargılama sonunda davalının harabe niteliğinde de olsa davacıya ait taşınmaz üzerindeki muhtesatları söküp alması eyleminin haksız fiil niteliğinde bulunması nedeni ile bilirkişi raporu uyarınca harabe halindeki tek katlı binanın enkazından çıkabilecek malzeme bedeli olarak 3.000,00 TL maddi zararın ödetilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, yargılama giderleri davanın kısmen kabul kısmen ret edilmesi nedeniyle taraflar arasında paylaştırılmış ve davalı yararına reddedilen tutar üzerinden HMK’nın 339/2. fıkrası uyarınca adli yardımdan yararlananların mağduriyetine yol açılmaması için takdiren maktuen 1.320,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesinde; (1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
HMK’nın 339/2. fıkrası, “adli yardım kararından dolayı Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinin tahsilinin adli yardımdan yararlananın mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa mahkeme hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir” biçiminde düzenlenmiştir.
Şu durumda, mahkemece, davanın para ile değerlendirilebiliyor olması nedeni ile davalı yararına hesaplanacak vekalet ücretinin Tarifenin 12. maddesi uyarınca davanın reddedilen bölümü üzerinden tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenmesi gerekirken, HMK’nın 339/2. fıkrasında Devletçe ödenen veya muaf tutulan yargılama giderlerinden söz edildiği halde yanılgıya düşülerek eksik vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmadığından kararın bozulması gerekirse de anılan yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/son maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle, hüküm fıkrasının 4 nolu bendinde yer alan “…1.320,00TL…” rakamı silinerek yerine “…7.410,00 TL…” rakamı yazılmasına, davacının tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddi ile kararın düzeltilen bu biçimi ile ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının davacıya yükletilmesine, davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.