YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14121
KARAR NO : 2015/11739
KARAR TARİHİ : 20.10.2015
MAHKEMESİ : Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/07/2014
NUMARASI : 2012/378-2014/281
Davacı O.. M.. vekili Avukat Gülay tarafından, davalı K.. Ş… aleyhine 14/08/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen 08/07/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının, birleşen Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/581 esas sayılı dosyaya yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının asıl dosyaya yönelik temyiz itirazları yönünden;
Dava, orman sınırlarında kalan taşınmazdan davalı şirkete tahsis edilen bölüm için ödenmesi gereken Devlet hakkı orman payının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı O.. M.., T. ilçesi, T. serisi Ö. Köyü … nolu bölmede kalan 6340 m²’lık orman alanının İR … ruhsat no ile 25/05/2005 tarihinde işletme izni verildiğini ancak o tarihten itibaren ödenmesi gereken Devlet hakkı orman payının davalı tarafça ödenmediğini belirterek bu bedelin ödetilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davalı şirketin orman sahası içinde İR … ruhsat nolu doğaltaş-mermer sahasını 12/04/2015 tarihine kadar işletmesi için tahsisine 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16. maddesi gereğince, orman bakanının 03/05/2005 tarihli oluru ile izin verildiği, sahanın da 25/05/2005 tarihinde davalı şirkete teslim edildiği anlışılmaktadır. Torbalı 1. Noterliğinin 25/5/2005 tarih ve 6607 yevmiye nolu muvafakatnamesininin “Alınacak Bedeller” başlıklı 8 maddesinde hangi bedellerin davalı tarafından davacı idareye ödeneceği belirlenmiş olup bu bedeller arasında devlet hakkı orman payı adlı bir bedel yoktur. Yine, verilen izne esas 6831 sayılı Kanun’un 16 maddesinde de böyle bir bedelden söz edilmemektedir. Ancak, ruhsat tarihinde yürülükte olan 3213 sayılı Maden Kanun’un 14 maddesinin 5177 sayılı Kanun’la değişiklik öncesi hükmüne göre “…ruhsat sahibince Devlet hakkı hazineye ödenir…. Bu yerlerin Devlet ormanlarına rastlaması, Çevre ve Orman Bakanlığınca verilen iznin beş hektarı geçmemesi halinde, fazla alınan Devlet hakkı, Oman Genel Müdürlüğünün ilgili hesabına yatırılır….” hükmü gereğince Devlet hakkı talebinin ancak hazine tarafından yapılabileceği ve gerekiyorsa hazine tarafından O.. M..ne ödeneceği anlaşılmaktadır. Anılan yasal düzenleme karşısında davacı O.. M..nün dava açma sıfatı (Aktif Husumet ehliyeti) bulunmadığından, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’un 114/d maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle asıl dosya yönünden BOZULMASINA, birleşen Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/581 esas sayılı dosyasına yönelik temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine, asıl dosya yönüden bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/10/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, orman sınırında kalan taşınmazdan şirkete tahsis edilen kısım için ödenmesi gereken Devlet hakkı orman payının ödetilmesine ilişkindir.
Davacı O.. M.. 25/05/2005 tarihinde işletme izni verilen taşınmaz için Devlet hakkı orman payının davalı tarafça ödetilmesini istemiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun 5177 sayılı Kanun’la değişik 14. maddesinin 2. ve 3. bendinde “Bu yerlerin Devlet ormanlarına rastlanması ve Çevre ve Orman Bakanlığınca verilen iznin beş hektarı geçmemesi halinde, fazla alınan Devlet hakkı, O.. M..nün ilgili hesabına yatırılır. Ağaçlandırma bedeli dışında başkaca bir bedel alınmaz…
Bir ruhsat sahasında defaten verilen izinin beş hektarı geçmesi halinde, aşan kısım için orman mevzuatı hükümlerine göre fon bedelleri hariç diğer bedeller alınır.” hükümleri bulunmaktadır. Dava takip yetkisi, talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisidir. Bu yetki kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre tayin edilir.
Somut olayda, dava konusu yer 6340 m²’lık orman alanı olup İR … ruhsat no’su ile 25/05/2005 tarihinde işletme izni verilen yerdir. Söz konusu alan 5 hektardan küçük olduğu için 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 14. maddesine göre devlet hakkının O.. M..nün hesabına yatırılması gerekmektedir. Davacı idareye maddi hukuka göre tasarruf hakkı tanındığına göre dava açma hakkı da tanınmalıdır. Bu itibarla kararın onanması gerektiği düşüncesiyle Dairemiz çoğunluğunun bozma kararına katılmıyorum. 20/10/2015