Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/14208 E. 2014/17246 K. 15.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14208
KARAR NO : 2014/17246
KARAR TARİHİ : 15.12.2014

MAHKEMESİ : Sarıoğlan Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/01/2014
NUMARASI : 2013/145-2014/56

Davacı A.. H.. tarafından, davalı A.. İ.. aleyhine 03/10/2013 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/01/2014 günlü kararın ve davacının temyiz talebinin reddine ilişkin 10/04/2014 günlü ek kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, dava dilekçesi ile 10.000,00 TL manevi tazminat istemiş olup, mahkemece davacı lehine 500,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davacının talebinin reddedilen kısmı 9.500,00 TL’dir. Reddedilen kısmın, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5236 sayılı Yasa’nın 19.maddesi uyarınca belirlenen 1.890,00 TL’yi geçmiş olması nedeni ile, davacı tarafın hükmü temyiz etme hakkı bulunmaktadır. Davacının temyiz talebinin reddine ilişkin 10/04/2014 günlü ek karar kaldırılarak, asıl karar ile ilgili temyiz isteminin incelenmesine geçildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, kardeşi olan davalının kendisine köy kahvesi önünde, herkesin duyabileceği şekilde hakaret ettiğini, belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa’nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu edilen olayda;olayın olduğu yer ve söylenen sözlerin niteliği itibari ile yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alındığında davacı yararına hüküm altna alınan manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.