YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16083
KARAR NO : 2015/13331
KARAR TARİHİ : 19.11.2015
Davacı E.. S.. vekili Avukat Ş..Y..tarafından, davalı D.. A.. aleyhine 13/06/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/04/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazına gelince:
Dava, kişilik haklarının ihlali iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, maddi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa’nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olayda; davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu kabul edilen kitapçıktaki ifadeler, olayın gelişim biçimi ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazladır. Mahkemece davacı yararına daha ılımlı seviyede manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davacının diğer temyiz itirazına gelince:
Mahkemece, davalı tarafından hazırlanan tanıtım kitapçığında davacının ağzından çıkmış gibi verilen ve davacının rızası olmaksızın kullanılan ifadelerin davacının kişilik haklarını ihlal edici nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Ancak davalının bu eylem sonucu bir kazanç elde ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemi reddedilmiştir. Hazırlanan kitapçığın reklam amacıyla kullanıldığı ve davacının adının bu kitapçıkta yer almasının davacının kişilik haklarının ihlal ettiği kabul edildiğine göre; Türk Medeni Kanunu’nun 25/3. maddesi uyarınca davacı, davalının bu eylem nedeniyle sağladığı kazancı vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalıdan isteyebilir. Davalının bu eylem sonucu bir kazanç elde ettiği açık ise de; bu kazancın miktarının tam olarak belirlenebilmesi de mümkün değildir. Şu durumda; olay tarihi itibariyle yürürlükte olup uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 42. maddesi yol gösterici niteliktedir. Mahkemece yapılan araştırma ve alınan bilirkişi raporu sonucu, söz konusu kazancın miktarı tam olarak tespit edilemediğinden, anılan yasa hükmü gereğince zarar miktarı hakkaniyete uygun olarak belirlenmelidir. Mahkemece açıklanan olgular ve yasal düzenleme dikkate alınmadan davacının maddi tazminat isteminin reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davalı yararına, (3) sayılı bentte gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA; tarafların öteki temyiz itirazlarının ise ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve taraflardan peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 19/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.