YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16729
KARAR NO : 2015/14144
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
…..
Davacı-karşı davalı … vekili Avukat … tarafından, davalı-karşı davacı … aleyhine 09/04/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve karşı davanın reddine dair verilen 11/07/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı- karşı davacının temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacı-karşı davalının temyiz itirazına gelince; dava ve karşı dava kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı-karşı davalı, 27 Şubat 2014 tarihinde …. Genel Kurulu’nda bir kanun tasarısnın görüşmeleri sırasında davalının kendisine hakaret ettiğini ve kişilik haklarının zarar gördüğünü belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı-karşı davacı, söylemiş olduğu sözlerin davacı tarafından kullanılan ifadelerin iadesi niteliğinde olduğunu, asıl hakarete uğrayan kişinin kendisi olduğunu belirterek asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulünü istemiştir.
Mahkemece, sarf edilen sözlerin yasama sorumsuzluğu kapsamında olduğu ve bir bütün olarak ele alındığında tarafların kişilik haklarına saldırı oluşturacak nitelikte olmadığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Anayasa’nın 83. maddesine göre …. üyeleri meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden ve bunları meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar iseler de, bu sorumsuzluk mutlak bir şekilde sınırsız değildir. Anayasanın bu ilkesinin kötüye kullanılıp kullanılmadığı değerlendirilirken özellikle kamu yararı-kişisel yarar dengesinin iyi kurulması gerekmektedir. Bir milletvekili başkasının kişilik değerlerine saldırı teşkil edecek konuşma yapmışsa bu kişinin milletvekili dokunulmazlığından yararlandırılması dokunulmazlık kurumunun amacı ile bağdaşmaz.
Anayasa’nın 83. maddesinde yer alan düzenlemenin amacı, milletvekilinin yasamaya ilişkin olan yetkisini daha özgürce kullanmasını ve bu doğrultudaki çalışmalarını güvence altına almaktır. Madde ile güvence altına alınan ve dokunulmazlığı sağlanan, salt yasama faaliyeti ile sınırlı olan eylemlerdir. Bu faaliyetin sınırı dışına çıkılması durumunda, dokunulmazlığın korunmasına yönelik amaç ortadan kalkar.
…..
Dosya içeriğinde yer alan ….. tutanakları ile sabit olduğu üzere; davalı-karşı davacı, ”…. sensin!” şeklindeki sözlerle davacı-karşı davalının kişilik haklarına saldırı oluşturacak ifadelerde bulunmuştur. Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek davacı-karşı davalı yararına olayın özelliklerine uygun düşecek miktarda manevi tazminata hükmedilmelidir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, davalı-karşı davacının temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve davacı-karşı davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.