YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16854
KARAR NO : 2015/14221
KARAR TARİHİ : 07.12.2015
MAHKEMESİ : Eşme Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/07/2014
NUMARASI : 2012/264-2014/278
Davacı-karşı davalı G.. Ç.. vekili Avukat M.. G.. tarafından, davalı-karşı davacılar A.. Ö.. ve diğerleri aleyhine 24/07/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl davanın reddine, karşı davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen 18/07/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Davacı-karşı davalının asıl davaya yönelik temyizi yönünden;
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı-karşı davalı, polis memuru olduğunu, kavga olayına müdahaleye gittiğini, bunun üzerine davalıları karakola davet ettiğini, davalıların ise kendisine saldırıp hakaret ettiklerini belirterek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacılar, karşı dava ile davacı-karşı davalının kendilerine hakaret ettiğini ileri sürerek manevi tazminat isteminde bulunmuşlar, asıl davanın da reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, suça konu olay ile ilgili olarak davacı-karşı davalı polis memuruna 2330 sayılı Kanun’a göre E.. K.. 07/11/2012 tarih ve 2012/1057 no’lu kararı ile .. TL tutarında tazminat ödenmesine karar verildiği ve ödemenin 16/11/2012 tarihinde yapıldığı, 2330 sayılı Kanun’un 6/1. maddesi gereği bu kanuna göre ödenen nakdi tazminatın maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu, bu nedenle davacı-karşı davalının maddi ve manevi zararının karşılandığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davalıların davacıya saldırarak hakaret ettikleri, E.. M.. 2008/427 esas, 2011/383 karar sayılı ilamı ile elbise ve gözlüğüne zarar vermek suretiyle mala zarar verme suçundan adli para cezasıyla cezalandırıldıkları, ayrıca hakaret ve direnme suçlarından cezalandırılıp hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar 2330 sayılı Yasa kapsamında davacı-karşı davalıya ödeme yapılmış ise de, eylemin ve davacının talebinin bir kısmı anılan Yasa’nın kapsamı dışında kalmaktadır. Bu nedenle davalıların sabit olan hakaret eylemleri nedeniyle uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2- Davalı-karşı davacıların karşı davaya yönelik temyizine gelince;
Mahkemece, davacı-karşı davalının memur olması sebebiyle davanın ilgili kuruma karşı açılması gerektiği; davacı-karşı davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçe gösterilerek, husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Anayasa madde 129/5’de, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, ancak idare aleyhine açılabileceği benimsenmiştir. Ne var ki, bu kural mutlak olmayıp; idari yetkilerin kullanılma alanı ile, eş anlatımla, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Özellikle, haksız eylemlerde (fiili yol); kamu görevlisinin, Anayasa’nın bu güvencesinden yararlanma olanağı bulunmamaktadır. Somut olayda, davacı-karşı davalının hakaret ettiği ileri sürülmüştür. Kamu görevlilerinin hakaret etmeleri açıkça kişisel kusur oluşturur ve hiç bir biçimde görev ile ilişkilendirilemez. Bu sava dayanan davaların, Anayasa m.129/5 kapsamında değerlendirilmesi de mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalıya husumet yöneltilebileceği benimsenmeli ve işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Hüküm, açıklanan nedenlerle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı yararına; (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacılar yararına BOZULMASINA ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 07/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.