Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/17200 E. 2015/14266 K. 07.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17200
KARAR NO : 2015/14266
KARAR TARİHİ : 07.12.2015

….

Davacılar … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalılar … aleyhine 12/08/2005 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı … yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/03/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar …, … vekili ile davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı … ve …’ in tüm temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dahili davalı … mirasçılarının temyiz itirazları yönünden;
Dava, haksız fiil nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı … yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden kısmen kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalının, ortağı oldukları firmanın uzun yol kaptanı olarak çalıştığını, yaşanan ekonomik kriz sonucu alacağını alamayan davalının buna ilişkin hukuki süreç devam ederken, 21/03/2003 tarihli ve 02/02/2005 tarihli iki ayrı dilekçeyi ….ve ….gönderdiğini, yapılan soruşturma sonunda takipsizlik kararı verildiğini, dilekçe içeriğinde kullanılan sözlerin iftira ve hakaret niteliğinde olduğunu belirterek uğramış oldukları manevi zararın tazminini talep etmişlerdir.
Davalı, yasal şikayet hakkını kullandığını, dilekçelerinde bahsettiği olayların daha önce gazetelerde yer aldığını, bu sebeple kişilik haklarına saldırı söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının hak arama sınırlarını aşarak kurumlara verdiği dilekçelerde belirttiği hususlarda hakaret ve iftira etmek sureti ile davacıların kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile davacılar … ve … yönünden davanın kısmen kabulüne, davacı … yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.
-/-

-2-
2014/17200-2015/14266

Anayasanın güvence altına aldığı hak arama özgürlüğünün yanında, yine Anayasanın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25.maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı açıklanmış, BK.nun 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı düzenlemiştir.
Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.
Dava dosyasının yapılan incelemesinde; davalının vermiş olduğu iki ayrı şikayet dilekçesinde, davacıların ortağı olduğu şirketin sahibi bulunduğu geminin gemi sicil kütüğündeki yaşına göre eski olmasına rağmen tekrar tekrar ipotek ettirilerek kredi verildiği, şirket varlıklarının davacılara ait vakfa devredilerek, aleyhlerine başlatılan takiplerden mal kaçırmaya çalıştıkları, bunları yaparken bankaların bu şekilde hortumlandığı belirtilerek bu hususların incelenmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davalının belirtmiş olduğu hususlara ilişkin olarak dosya arasında bulunan …. Mahkemesinin 2001/744 esas ve 2002/843 karar sayılı dosyasında. … ve … vakfına yönelik olarak açtığı tasarrufun iptali davasının reddedildiği, kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından davanın kabulü gerekirken reddinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulduğu görülmüş olup, şikayet dilekçesi içeriğindeki sözlerin ise davalının alacağını alamamasına rağmen bankalardan çekilen kredilere karşılık söylenen sözler olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bu kapsamda davalının davacılar hakkındaki şikayetinde az da olsa emare vardır. Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davalının tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle dahili davalılar yararına BOZULMASINA, (1) no’lu bentte gösterilen nedenlerle davacı … ve …’ in temyiz itirazlarının reddine ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.