Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/2046 E. 2014/17010 K. 11.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2046
KARAR NO : 2014/17010
KARAR TARİHİ : 11.12.2014

MAHKEMESİ : İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/09/2013
NUMARASI : 2012/581-2013/433

Davacı İ.. U.. vekili Avukat G. S. tarafından, davalı A.. D.. aleyhine 13/04/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/09/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddolunmalıdır.
2-Davalı A.. D..’nin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a)Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin aynen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya 280,00 TL bedelli senetten kaynaklanan borcunun bulunduğunu, davalının senette tahrifat yaparak 1.280,00 TL üzerinden takip yaptığını, icra dosyasına borcun tamamını ihtirazı kayıtla ödediğini, davalı hakkında yaptığı şikayet sonucunda davalının resmi belgede sahtecilik suçundan mahkum olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı ise istenen tazminatların fazla olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin aynen kabulüne karar verilmiştir.
Hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlusundan isteyebilir. Bir başka deyişle haksız fiil ile zarar arasında illiyet bağı yoksa bu kalem zarar istenemez.
Davacının maddi zararı belirlenirken ceza mahkemesi dosyasında hükmedilen ve eldeki dosyada hükmedilecek olan vekalet ücreti ile davacı tarafından özel bilirkişiye ödenen bilirkişi ücreti de zarar kapsamına dahil edilmiştir. Vekalet ücretlerine ilgili dosyalarda hükmedildiğinden, özel bilirkişi ücretinin ise davacının kendi tercihi ile yaptığı bir masraf olmasından dolayı zarar kapsamına dahil edilmesi mümkün değildir. Bu kalem zararların reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
b)Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hak ve nısfetle karar vereceği Medeni Yasa’nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan olayda; dava konusu olayın gelişim biçimi, olay tarihi, sahtecilik yapılan senet miktarı ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a-b) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA; davacının tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.