Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/4418 E. 2015/748 K. 22.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4418
KARAR NO : 2015/748
KARAR TARİHİ : 22.01.2015

MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/07/2013
NUMARASI : 2012/762-2013/449

Davacı O.. E.. vekili Avukat Ayşe tarafından, davalı İ.. B.. vdl aleyhine 04/12/2012 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/07/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar İ.. B.. ve A.. T.. vekili ve davalı Ertuğrul Kürkçü tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Adalet ve Kalkınma Partisi Diyarbakır Milletvekili olan davacı, Barış ve Demorkasi Partisi milletvekilleri olan davalıların Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 31/10/2012 günlü oturumunda yaptığı konuşma sırasında, kendisine yönelik hakaret mahiyetinde kişilik haklarını rencide edici söz ve ifadeler kullandıklarını belirterek, manevi tazminat ile sorumlu tutulmalarını talep etmiştir.
Davalılar, sözlerinin yasama sorumsuzluğu kapsamında kaldığını ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunmadığını savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalıların sözlerinin bir kısmının davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eder nitelikte olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin ve gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin istikrar kazanmış uygulamalarında, siyasetle uğraşan kişilerin kendilerine yönelik sert, ağır ve hatta incitici eleştirilere dahi katlanması gerektiği vurgulanmış ve bu durum demokratik toplum hayatının vazgeçilmez unsurlarından biri olarak kabul edilmiştir. (A.İ.H.M: 2.daire Tuşalp-Türkiye davası) A.İ.H.M’nin anılan davada belirttiği gibi A.İ.H.S’nin 10. maddesinin sadece zararsız ve ilgilenmeye değmez olarak görülen “bilgi” ve “fikirler”e değil; aynı zamanda, rahatsız eden, şaşırtan ve gücendirenlere de uygulanabileceği belirtilmiş ve bu ifadeler var olmadan “demokratik bir toplum”un sözkonusu olmayacağı ve bunların çoğulculuk, hoşgörü ve geniş fikirliliğin talepleri olduğu vurgulanmıştır.
Dava Konusu olayda; davacı iktidar partisi, davalılar ise muhalefet partisi milletvekilleri olup her iki taraf da siyasetçidir. Dava konusu sözler 31/10/2012 tarihli TBMM oturumunda davacının yaptığı konuşmanın ardından sarf edilmiş, siyasi eleştiri mahiyetinde olup değer yargılarını içermektedir. Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek davanın reddi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davalıların bir kısım tazminatla sorumlu tutulmuş olmaları doğru bulunmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/01/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.