Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/8972 E. 2014/17049 K. 11.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8972
KARAR NO : 2014/17049
KARAR TARİHİ : 11.12.2014

MAHKEMESİ : Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/03/2014
NUMARASI : 2013/185-2014/71

Davacı T.. M.. vekili Avukat F. K. tarafından, davalı T.. M.. aleyhine 08/04/2011 gününde verilen dilekçe ile idari para cezasının tahsili amacıyla yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası nedeniyle mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11/03/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı bankanın 4857 sayılı kanunun 30. maddesine göre çalıştırmak zorunda olduğu özürlü kontenjan açığını kapatmadığı için 112.915.00 TL idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, ödeme yapılmadığından icra takibi başlatıldığını, idari para cezasına itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı kurumun icra takibine başladığı tarihte idari para cezasının kesinleşmediğini, itirazlarının ceza mahkemesince reddedilmesi üzerine itiraza konu para cezası ile kesinleşme tarihinden işlemiş faizinin davacı kuruma yatırıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda; İş Kanunu’na göre uygulanan idari para cezasının tahsiline yönelik iş kanununda açık bir hüküm bulunmadığından Kabahatler Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağını, Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan 442 seri numaralı Tahsilat Genel Tebliğinin “İdari Para Cezalarının Kesinleşmesi” başlığını taşıyan bölümünde, kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen ve genel bütçeye gelir kaydedilmesi gerekmeyen idari para cezalarının ilgili kanunlarında özel hüküm bulunmadığı taktirde genel hükümlere göre tahsil olunacağı, davalı banka tarafından takibe konu alacağa karşılık 15/04/2011 tarihinde (dava açıldıktan sonra) icra dosyasına 114.298.20 TL yatırıldığı anlaşılmakta ise de; dava tarihi itibariyle ödeme yapılmamış olması, ödeme tarihi itibariyle alacağın faizinin de hesaplanması gerektiği ve ödenen miktarın takip konusu alacaktan her zaman mahsubu mümkün olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davacı kurumun 30.06.2009 tarih ve B.13.1. TİK.2.16.00.00-310.06.285244 sayılı kararı ile, davalı bankaya, 4857 Sayılı Yasa’nın 30. maddesine göre çalıştırmak zorunda olduğu özürlü kontenjan açığını kapatmadığı gerekçesiyle aynı kanunun 5378 sayılı Kanunla değişik 108. maddesi hükmü uyarınca 101.maddesine göre çalıştırılmayan özürlü işçiler için toplam 112.915,00 TL idari para cezası tahakkuk ettirildiği, idari para cezasının davalı bankaya 06/07/2009 tarihinde tebliğ edildiği, banka tarafından 10/07/2009 tarihinde idari para cezasına itiraz edildiği, Bursa 5. Sulh Ceza Mahkemesi 18/01/2011 tarih ve 2009/1058 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, davalı bankanın Bursa Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine başvurarak, Sulh Ceza Mahkemesinin itirazın reddine ilişkin kararının kaldırılmasını istediği, ancak Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/02/2011 tarih ve 2011/224 D.İş sayılı karar ile; Sulh Ceza Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalı bankanın itirazının reddedildiği anlaşılmaktadır.
İdari para cezaları kesinleşmeden takibe konulabilir ise de; davacı kurum 112.915,00 TL idari para cezasının tahsili amacıyla, Bursa 13. İcra Müdürlüğü’nün 2010/18026 Esas sayılı dosyası ile 07/12/2010 tarihinde ilamsız icra takibine geçmiş, henüz itiraz aşamaları tamamlanmadığı için ancak para cezasının kesinleştiği 10/02/2011 tarihi itibariyle temerrüt oluşmuştur.
Şu halde Mahkemece; idari para cezasının kesinleşme tarihine göre faizin hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.