YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/908
KARAR NO : 2014/16147
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ : Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 08/10/2013
NUMARASI : 2010/379-2013/494
Davacı T.. Ç.. tarafından, davalı T.. S.. aleyhine 20/10/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil ve haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08/10/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
a)Dava, haksız fiil ve haksız şikayet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının kendisini yüz kızartıcı bir suçla itham ettiğini, ayrıca yaralama ve tehdit şeklinde haksız eylemlerde bulunduğunu belirterek, maddi ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, her nekadar davalı tarafından davacının kendisine karşı cinsel tacizde bulunduğu iddia edilerek şikayette bulunulmuş ise de; davacının şikayeti gerektirir bir fiilinin bulunduğu ispatlanamadığı belirtilmiş, ayrıca davalının tehdit ve hakaret eylemlerinden dolayı manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.
Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılması veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır.
Somut olayda; davalının şikayeti üzerine yapılan soruşturma sonucunda iddialar ciddi bulunarak Çorlu 1. Sulh Ceza Mahkemesine davacı hakkında cinsel taciz suçundan dava açıldığı gözönüne alındığında, davalının davacı hakkında Anayasa’dan doğan şikayet hakkını kullanmasını haklı kılacak az da olsa emare bulunduğu kabul edilerek haksız şikayet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle davalının tazminatla sorumlu tutulmuş olması isabetli bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
b)Dosya kapsamından davacının, manevi tazminat talebini hem haksız şikayet, hem de haksız eyleme dayandırdığı, haksız şikayet ve haksız eylem nedeniyle talep ettiği tazminat miktarlarını ayrı ayrı belirlemesine rağmen Mahkemece, ayrım yapılmadan davacı lehine haksız eylem nedeniyle talep edilen miktarın aşıldığı anlaşılmaktadır.
Şu halde; haksız eylem nedeniyle takdir edilecek manevi tazminat miktarı belirlenirken, taleple bağlı kalınarak uygun bir miktarda manevi tazminat takdir edilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2/a,b) no’lu bentlerde gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davalının öteki temyiz itirazlarının (1) no’lu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.