YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10080
KARAR NO : 2015/11223
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2015
NUMARASI : 2014/149-2015/127
Davacı H.. B.. vekili Avukat Zafer tarafından, davalı E.. K.. aleyhine 28/03/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/03/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde bulunmayan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-) Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, kişilik haklarının ihlaline dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olayda; olay tarihi, olayın gelişimi ve oluş biçimi ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, hükmedilen manevi tazminat miktarı yüksektir. Davacı yararına daha az manevi tazminata hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
3-) Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davalı davada kendisini bir vekille temsil ettirmemiştir. Dolayısıyla vekili olmadığı halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Karar açıklanan nedenle de bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına, (3) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA tarafların diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve taraflardan peşin alınan harçların istek halinde geri verilmesine 12/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.