YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10637
KARAR NO : 2015/14316
KARAR TARİHİ : 08.12.2015
…
Davacılar … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 13/07/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 08/01/2015 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 08/12/2015 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili … ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, komşu taşınmazda inşaa edilen binanın kazı çalışmaları sırasında zeminde kaymalar meydana geldiğini ve taraflarına ait olan yapının hasar gördüğünü belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 09/12/2014 havale tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacılara ait yapının komşu taşınmazda inşaa edilen binanın kazı çalışmaları esnasında zarar gördüğü, kazının binanın statiğinde hasara yol açtığı, bina temelden zarar gördüğü için güçlendirilmesi ve onarılmasının mümkün olmadığı belirtilerek; binanın yapım bedeli, 2009 yılı ….Hakkındaki Tebliğ gereğince hesaplanmıştır.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup, Borçlar Kanunu uyarınca zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir.
-/-
-2-
2015/10637-2015/14316
Dosya kapsamından, davacılara ait binanın 2009 yılı itibari ile yaklaşık 17 yaşında olduğu, yeni bir yapı olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak bilirkişi raporunda; yeniden yapım bedeli hesaplanırken yıpranma payı değerlendirilmemiştir. Davacıların yeni bir bina yaptıracağı varsayılarak maliyet hesabı yapıldığına göre; mevcut binanın yaşı ve teknik özellikleri gözetilerek hesaplanan tazminattan yıpranma payı düşülmelidir. Öte yandan, binanın yıkılıp yeniden yapılması halinde, bina enkazı davacı yana ait olacağından enkaz bedeli de tazminattan tenzil edilmelidir. Gerçek zarar ilkesine uygun şekilde tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden yapım bedelinin tümüne hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davalı yararına takdir olunan 1.100,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.