YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10730
KARAR NO : 2015/11551
KARAR TARİHİ : 15.10.2015
MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/10/2014
NUMARASI : 2013/491-2014/404
Davacı M.. B.. vekili Avukat Harun tarafından, davalı K.. K.. aleyhine 04/11/2013 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı nedeniyle alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargı yolu nedeniyle görevsizliğine dair verilen 22/10/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının askeri personel olduğunu, kendisine fazla uçuş tazminatı ödendiğini, bu durumun yapılan denetimler sonucunda tespit edildiğini, fazla ödenen kısmı iade etmediğini beyan ederek uğranılan zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı, davaya bakma görevinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi olduğunu beyan ederek yargı yolu nedeniyle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi görevli olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2. maddesi gereğince, idari yargı yerlerinde ancak ilgili idare kurumu dava edilebilir. Bu yasal düzenlemeye göre, gerçek kişiler ve özel hukuk tüzel kişileri aleyhine İdare Mahkemelerinde dava açılamaz.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 20. maddesine göre; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlarda gösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz. Aynı Kanunu’nun 21.maddesine göre ise; 20 nci maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak iptal davaları, aynı idari işlem ve eylemlerin haklarını ihlal etmesi halinde açılacak tam yargı davaları, doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde çözümlenir ve karara bağlanır.
Yukarıda anılan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2. maddesi gereği, idari yargıda gerçek kişi aleyhine dava açılamaz. Ayrıca yine yukarıda anılan 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 20. ve 21. maddelerinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görev alanı belirlenmiş olup eldeki uyuşmazlığın bu maddeler kapsamına girmediği açıktır. Bu nedenlerle eldeki uyuşmazlığın görüm ve çözüm yeri adli yargıdır. Tüm bu açıklamalar ışığında; Mahkemece açıklanan olgular gözetilmeden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA 15/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.