Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2015/11009 E. 2015/12403 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11009
KARAR NO : 2015/12403
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/11/2014
NUMARASI : 2014/291-2014/466

Davacı F.. K.. vekili Avukat H.. B.. tarafından, davalı S.. K.. aleyhine 15/02/2011 gününde verilen dilekçe ile babalık görevinin yerine getirilmemesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/11/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Maddi tazminat yönünden;
a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
b) Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, babalık görevinin yerine getirilmemesi nedeniyle, uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulması neticesinde dava kısmen kabul edilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı olan babası ile dava dışı annesinin İ.. M..2003/61 esas, 2005/757 sayılı kararı ile boşandıklarını, velayetinin annesine verildiğini, kalbinin delik olması nedeni ile açık kalp ameliyatı geçirdiğini, kalp pili takılarak kalp kapakçıklarının değiştirildiğini, sağlık sorunlarıyla davalının ilgilenmediğini belirterek uğramış olduğu maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, boşanma kararı ile birlikte davacıya reşit oluncaya kadar iştirak nafakası ödediğini, reşit olduktan sonrada davacı tarafından aleyhine yardım nafakasına ilişkin dava açıldığını, tedavi giderlerinin ise Bağ-kur sigortasından karşıladığını, davacının maddi ve manevi zararının bulunmadığını, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin manevi tazminat davalarında vekâlet ücretine ilişkin 10/4. maddesi “Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir” biçimindedir.
Dosya içeriğinden, manevi tazminatın kısmen reddi nedeni ile davalı lehine .. TL olmak üzere vekalet ücretine hükmedildiği, davacının maddi tazminat davasının tümden reddedilmesine ve anılan Tarife hükmüne rağmen reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır. Bu yönden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Manevi tazminat yönünden;
Mahkemece davalının, davacının sağlık sorunları ile ilgilenmemesi, ebeveyn olmanın gereğini yerine getirmemesi gerekçesi ile davacı taraf yararına manevi tazminat takdir edilmiştir.
Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi , isme saldırı , nişan bozulması , evlenmenin feshi , bedensel zarar ve ölüme neden olma durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir . Bunlardan.. 24. maddesi ile BK’nın 49. maddesi daha kapsamlıdır. …24. maddesinin belli yerlere yollaması nedeniyle böyle bir durumun bulunduğu yerde, onu düzenleyen kurallar; bunların dışında BK’nın 49. maddesi uygulanır.
.. 24. ve BK’nın 49. maddesinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş varlıklar, açıklanan olgularla çevrelendirildiğinde, davaya konu olayın bu çerçeve dışında kalması durumunda manevi tazminat isteği reddedilmelidir.
Somut olay incelendiğinde, davacının velayeti, boşanma kararının ardından annesine verilmiş, davalı baba ile davacı arasında kişisel ilişki kurulmuş ancak fiili durumda taraflar kişisel ilişkiyi tesis edememişlerdir. Davalı, davacıya reşit oluncaya kadar iştirak nafakası, reşit olduktan sonra ise yardım nakafakası ödenmeye yükümlü kılınmıştır.Bu anlamda bakım borcu davalı tarafından yerine getirilmiştir. Davacının kalp rahatsızlığı sırasında davalının davacı yanında yer almaması ahlaki değerlerle ilgili olup manevi tazminat gerektiren durumlardan değildir.
Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilerek manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1/b) ve (2) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre manevi tazminat yönünden tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, maddi tazminat yönünden davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1/a) sayılı bentte belirtilen nedenlerle reddine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.