YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11926
KARAR NO : 2017/4462
KARAR TARİHİ : 03.07.2017
Davacı … tarafından, davalı … aleyhine 21/07/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedenine dayalı kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen 20/05/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı, davalı vasisi ile davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hakaret ve tehdit nedeniyle kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, olarak görev yaptığını, tarafından yürütülen soruşturma nedeniyle davalının talimat yoluyla ve şüpheli sıfatıyla alınan savunmasında hakaret ve tehdit mahiyetinde beyanlarda bulunduğunu beyanla, bu nedenle kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek manevi zararının tazminini istemiştir.
Davalı, iddiaların doğru olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, ceza dosyası kapsamında dinlenen tanık beyanları ile mahkemede alınan tanık beyanları, davalının ceza davasındaki kaçamaklı ikrarı ile dava dosyasındaki beyanları nazara alınarak ceza dosyasının kesinleşmesi beklenmeksizin hakaret ve tehdit eyleminin sabit olduğu, davacıya sarf edilen sözlerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, sayılı dosyasında, davalı hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve basit tehdit suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı TBK’nun 74. maddesi (818 sayılı BK 53) uyarınca hukuk hakimi kural olarak ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değilse de, maddi vakıaya ilişkin tespiti ve mahkumiyet kararları ile bağlıdır. Bu nedenle; dava konusu eylem nedeniyle davalının yargılandığı kamu davasının kesinleşmesi beklenmelidir. Bu yönün gözetilmemiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/07/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.