Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2015/13202 E. 2017/6609 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13202
KARAR NO : 2017/6609
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar … ve … vekilleri Avukat … tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 17/08/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet ve haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 30/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, temyiz eden davalı …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı …’ın diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız şikayet ve haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalılardan … ile …’nin …. Tic. Şti.’nin ortakları olduğunu, adı geçen davalıların müvekkilleri hakkında çok sayıda dilekçe vererek marka hakkına tecavüz iddiasıyla şikayetçi olduklarını, bu şikayetlerde davalılardan …’nin vekili olarak diğer davalı …’ın görev yaptığını ve adli makamlara yapılan başvurularda davalı …’ın savunma sınırlarını aşarak müvekkillerinin kişilik haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, bu nedenle uğradığı manevi zararın giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/3. maddesi gereğince manevi tazminat davalarının tümden reddedildiği durumlarda Avukatlık Ücreti, Tarife’nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre belirlenir. Mahkemece, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olmasına karşın, kendini vekille temsil ettiren davalı … yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru olmamıştır.
Yerel mahkemece, açıklanan bu düzenlemeye aykırı olarak davalı … yararına avukatlık ücreti takdir edilmemiş olması nedeniyle kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/son maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının üçüncü bendinden sonra gelmek üzere “Davalı … kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı …’a verilmesine” sözcük dizisinin eklenmesine, davacılar vekilinin tüm, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının davacılara yükletilmesine, temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.