YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14999
KARAR NO : 2017/5910
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 12/09/2014 gününde verilen dilekçe ile kurum zararı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen 11/06/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 2828 sayılı kanun gereği davalının ağır özürlü …’e evde bakım hizmeti sağlaması nedeniyle yaptığı başvuru üzerine aylık bağlandığını, daha sonra alınan raporda, …’in ağır özürlü kategorisine dahil edilmeyeceğinin anlaşılması üzerine iptal edildiğini ve davalıya yersiz olarak ödendiğini belirterek maddi zararın tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinde, ”(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 9. maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10. maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” denilmektedir
Davacının alacak isteminin tamamı mahkemece kabul edilmiştir. Hüküm tarihinde geçerli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre, kabul edilen asıl alacak miktarı da gözetilerek davalı yararına 1.181,52 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hiç hükmedilmemesi doğru değildir. Ne var ki; belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasına “Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 1.181,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözcük ve rakamların yazılmasına; davalının tüm ve davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçimi ile ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının davalıya yükletilmesine 16/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.