Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2015/15987 E. 2016/1622 K. 11.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15987
KARAR NO : 2016/1622
KARAR TARİHİ : 11.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar … ve diğeri vekili Avukat … tarafından, davalılar …’na izafeten … İl … Müdürlüğü … ve diğeri aleyhine 17/08/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 29/04/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacıların, davalı …’na yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların, davalı …’e yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, hatalı tedavi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır.( TC Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler, emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da; bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda; davalı …’ün …..’nde doktor olarak görev yaptığı, davalının görevi sırasında ve görevinden dolayı davacıları zarara uğrattığı ileri sürülmektedir. Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen koşullara uygun olarak, idare aleyhine açılabileceğine göre; adı geçen davalıya husumet tevcih edilmesi doğru değildir. Diğer yandan, özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler aleyhine idari yargı yerinde dava açılamaz. Mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler gözetilerek, davalı … hakkındaki davanın, husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, gerçek kişi olan davalı doktor hakkında da görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalı … yönünden BOZULMASINA, davacıların davalı …’na yönelik temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine, bozma nedenine göre davacıların davalı …’e yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.