Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2015/16660 E. 2016/1436 K. 09.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16660
KARAR NO : 2016/1436
KARAR TARİHİ : 09.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı …aleyhine 13/06/2014 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, icra inkar tazminatı isteminin reddine dair verilen 27/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kapatılan …. Belediyesinde encümen ve meclis toplantılarına katılma ücretinin ödenmediği gerekçesiyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir.
Dava konusu olayda; davacı, davalı idarenin yerine getirmediği işlem nedeniyle alacağını alamadığını ileri sürmektedir. O halde istem 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi hükmüne göre tam yargı davasının konusunu oluşturmaktadır ve bu tür davaların idare hukuku kuralları çerçevesinde ve idari yargı yerinde görülmesi gerektiği açıktır. İtirazın iptali davası sırasında, icra takibinin temelini oluşturan esasen tam yargı davasının konusunu oluşturan alacağın kapsamının, hukuk mahkemesi tarafından çözümlenmesi kabul edilemez.
Diğer yandan, idari yargı yerinde “itirazın iptali” biçiminde bir dava yolu düzenlenmediğinden, adli yargı yerinde yargı yolu bakımından görevsizlik kararı da verilemez. Bu durumda, uğranılan zararın ödetilmesine ilişkin istemin idari yargı yerinde dava konusu edilip oradan bu konuda bir karar alınmadan icra takibi yapılması ve icra takibine itiraz üzerine adli yargı yerinden itirazın iptalinin istenmesine yasal olanak bulunmadığından, davacının istemi dinlenilebilir nitelikte değildir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek davalı …yönünden dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.