YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5094
KARAR NO : 2015/10983
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/11/2014
NUMARASI : 2013/410-2014/466
Davacılar H.. D.. ve diğerleri vekili Avukat Alper tarafından, davalı … Telekom Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 24/12/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/11/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazına gelince;
a) Dava, taksirle ölüme neden olunmasından dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, desteklerinin serbest elektrikçilik yaptığını, olay tarihinde yüksek gerilime kapılarak vefat ettiğini, ölüm olayı ile ilgili yapılan ceza yargılamasında davalı şirket ve taşeron şirket ile desteklerinin asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, davalı şirketin 10.000 TL ödeme yapmasına karşın mağduriyetlerinin giderilmemesi nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararların ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacılar desteği ile arasında sözleşme ve iş ilişkisi bulunmadığını, kendisinin V. AŞ şirketinin baz istasyonlarının kurulum işini üstlendiğini, elektrik işlerini İ. Elektrik Ltd. Şti.’ye anahtar teslim usulü verdiğini, onun da davacılar desteği ile anlaşmış olduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, cezada mahkum olması nedeni ile mutlaka kusur verilmesi gerekli ise %1 oranda sembolik bir rakamda sorumlu tutulması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu uyarınca ölüm olayının meydana gelişinde davacılar desteğinin %75, davalı şirket ve yetkilisi ile İlke Elektrik Ltd. Şti.’nin %25 oranda kusurlu oldukları benimsenerek hesaplanan maddi tazminat tutarına hükmedilmiştir.
Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden davacılar desteğinin ölümünün iş kazası kabul edilerek kendilerine maaş bağlandığı anlaşılmış olup bağlanan maaşın peşin sermaye değeri bildirilmiştir. Destek tazminatını hesaplayan bilirkişi, SGK tarafından bildirilen peşin sermaye tutarlı gelirin davalının kusuruna isabet eden %25’lik kısmının indirilmesi gerektiği gerekçesi ile bu tutarda indirim yapılmış ve hesap hükme esas alınmıştır.
Destek tazminatının yasal dayanağı TBK 53. maddesi (818 sayılı BK. 45. maddesi) olup ölenin desteğinden mahrum kalan kişilerin bu nedenle uğradıkları zararının da tazmin edilmesi gereklidir. Destek tazminatının amacı “Destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödetilebilmesidir.” Destek tazminatı hesaplanırken hak sahiplerine bağlanan ve rücu edilebilen Sosyal Güvenlik Kurumu ödemeleri ve sigorta ödemelerinin yukarıda belirtilen amaç doğrultusunda hak sahiplerinin ekonomik durumlarında meydana getirdiği iyileştirme nedeniyle zarar tutarından indirilmesi ve olaydan önceki sosyal ve ekonomik durumlarına nazaran karşılanmayan tutarın destek tazminatı olarak belirlenmesi gereklidir. TBK’nın 55. maddesindeki “…Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez…” hükmünden rücu edilebilen ödemelerin zarardan indirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, davacılar yararına destek tazminatı alacağı olup olmadığı yönünde yapılan hesaplamada tavan zarardan SGK’dan bağlanan maaşın peşin sermaye tutarının tümünün indirilmesinden sonra destek tazminatı alacağı olup olmadığının belirlenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hatalı hesaplama yapılması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
b) Davacılar ıslah dilekçeleri ile defin ve cenaze gideri isteklerini 200,00 TL’ye yükselterek bu tutarın ödetilmesi isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece HMK 26/1. maddesinde aykırı biçimde talep dışına çıkılarak defin ve cenaze gideri olarak 2.000,00 TL’ye hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a-b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davalının öteki temyiz itirazlarının (1) sayılı bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.