YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/51
KARAR NO : 2015/14118
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
….
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 24/10/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/09/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız eylem nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, eski eşi olan davalının kendisine yönelik tehdit ve hakaret içeren sözler sarf ettiğini, bu nedenle kişilik haklarının saldırıya uğradığını, üzüntü sebebi ile kalıcı mide ve bağırsak hastalığına yakalandığını belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacıda teşhis edilen hastalıkların olay tarihinden önce mevcut olması nedeni ile maddi tazminat isteminin reddine, hakaret ve tehdit eylemi sabit görülerek davacı lehine bir miktar manevi tazminata karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; tarafların 03/03/2011 tarihinde boşandıkları, evliliklerinden müşterek çocuklarının bulunması nedeni ile boşanma tarihinden sonra da iletişimde oldukları, davalının, davacıya SMS yolu ile hakaret ettiğinin sabit olduğu anlaşılmaktadır.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. (6098 sayılı TBK’nın 58.) maddesi gereğince Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi
-/-
-2-
2015/51-2015/14118
huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olaya gelince; olay tarihi, taraflar arasındaki olayların gelişim süreci, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarı fazladır. Davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.