YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9240
KARAR NO : 2017/3192
KARAR TARİHİ : 24.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve …aleyhine 09/05/2014 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava ve birleşen davanın kabulüne dair verilen 06/05/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava ve birleşen dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 184 ve 186 maddelerinde tahkikat ve sonlandırılmasına yönelik olarak; hakimin, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz vereceği, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim edeceği, tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği, taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilerek, taraflara son sözlerinin sorulmasından sonra hüküm verileceğine dair düzenleme getirilmiştir.
Dosya kapsamından 06/05/2015 tarihli tahkikat aşamasının son oturumunda davalılar vekilinin ceza dosyasında alınan kusur raporunun bağlayıcı nitelikte olmadığı, bu nedenle yeniden bilirkişi raporu alınması yönündeki talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden, davalılar vekiline tahkikat aşamasının bittiği, sözlü yargılama aşamasına geçileceği bildirilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıkladığı üzere Hukuk Muhakemeleri Kanunu 184 ve 186’ıncı maddelerinin açık ve emredici hükümlerine rağmen davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkını sınırlar mahiyette, tahkikatın tümü hakkında açıklama yapma hakkı tanınmaksızın karar verilmesi doğru bulunmamış, HMK’nın 184 ve 186’ıncı maddelerinde düzenlenen yargılama usul kuralları uygulanarak bir hüküm verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.