Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2016/11224 E. 2018/7494 K. 03.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11224
KARAR NO : 2018/7494
KARAR TARİHİ : 03.12.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve … aleyhine 12/10/2015 gününde verilen dilekçe ile kasten yaralama ve silahla tehdit nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kasten yaralama ve silahla tehdit nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalı …’in dava dışı … ile birlikte müvekkilini yemeğe davet ettiğini, davalılarla birlikte araçta seyir halinde iken davalı … ile dava dışı … arasında kız meselesi yüzünden tartışma çıktığını, davalıların müvekkilini silahla tehdit ederek yaraladığını, ceza yargılaması sonucunda mahkumiyetlerine karar verildiğini belirterek, uğranılan manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar; davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların ceza mahkemesince cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, davalılar tarafından silahla tehdit edildiği ve yaralandığı sabit olan davacının manevi tazminat talebinde haklı olduğu gerekçesiyle manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TBK 56. maddesi (818 sayılı BK 47) hükmüne göre bedensel zarara uğrayan, TBK 56. maddesi (BK. 49) hükmüne göre de kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Somut olayda; olay tarihi, olayların gelişim şekli, yaralamanın derecesi ve yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alındığında, davacı yararına hüküm altına alınan tazminat miktarı az olup daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/12/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.