YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11875
KARAR NO : 2018/7478
KARAR TARİHİ : 03.12.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 24/09/2010 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat birleşen davada Avukat … tarafından aynı davalı aleyhine 10/01/2012 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/02/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Asıl ve birleşen dava, askerlik hizmeti dolayısıyla verilen zarar nedeni ile müteselsil sorumlu devletin ödediği tutarın, öteki sorumlu askerlik görevini yaparken eylemi gerçekleştiren kişiye rücuuna ilişkindir. Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 14/12/2008 tarihinde davalının … 4. Motorlu Piyade Taburu 3. Motorlu Piyade Bölük Komutanlığında piyade çavuş olarak askerlik görevini yaptığı sırada, kendisine zimmetli olmayan RPG roketatarı eline alarak mekanizması ile oynadığı sırada ateş alması sonucu dava dışı iki erin yaralanmasına sebebiyet verdiğini, davalı hakkında … 2. Hava Komutanlığı Askeri Savcılığınca ceza davası açıldığını, 2330 sayılı Kanun uyarınca yaralanan erlere nakdi tazminat ödendiğini belirterek, asıl davada dava dışı er …’a ve birleşen davada dava dışı er …’e ödenen tazminatların rücuen tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca davalının olayda tam kusurlu olduğu kabul edilerek, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Rücunun amacı, birlikte sorumlular arasında hakkaniyete göre denge kurmaktır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan BK’nın 50. (TBK 61) maddesi, hakimin takdirini temel almıştır. Anılan madde buyruğuna göre, ilgililerin birbirlerine karşı rücu hakları olup olmadığını ve varsa kapsamını hakim takdir edecektir. Bu madde, her ne kadar birden çok kimselerin ortak
kusurlarıyla zarar oluşturmalarını düzenlemiş ise de onu izleyen 51. (TBK 62) maddedeki birden çok kişilerin değişik hukuksal nedenlerden sorumluluğunda da belirtilen kural geçerlidir. Öyleyse, çok tipli teselsülde de hakim, rücu kapsamını takdir durumundadır.
Kusur, kapsam belirlemede etkin ise de hakkaniyet de onunla birlikte değerlendirilmesi gereken önemli öğelerdendir. Davalı, Anayasa’nın 72. maddesi gereği, yükümlülüğü olan askerlik görevi sırasında kusuru ile zarara yol açmıştır. Hizmetin karşılığında ücret almaması ve bu hizmetin anayasal bir görev niteliğinde olması nedeniyle, tazminatın tamamından sorumlu tutulması, hakkaniyet öğesinin kapsam belirlemede dikkate alınmamış olunması sonucunu doğurur. Şu durumda anılan öğe değerlendirmeye katılarak belirlenen tazminattan belirli bir indirim yapılması gereklidir. Yerel mahkemece açıklanan yönün gözetilmemesi doğru olmadığından, karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/12/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.