Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2016/15450 E. 2017/810 K. 09.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15450
KARAR NO : 2017/810
KARAR TARİHİ : 09.02.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı …. Telekominikasyon A.Ş. vekili Avukat … tarafından, davalılar …. İnşaat Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi ve ….. Bakanlığı aleyhine 30/12/2008 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ……. Bakanlığı yönünden dava dilekçesinin reddine, diğer davalı …. İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden ise davanın kabulüne dair verilen 01/07/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı …. İnşaat Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-) Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı … ….Bakanlığı yönünden dava dilekçesinin reddine; diğer davalı …. İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti. yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı … davalı …. İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı; davalı …. İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti. şoförü tarafından şirketlerine ait fiber-optik kablosuna hasar verildiğini, dava konusu hasar bedelinin davalılar tarafından ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalıların yapılan takibe itiraz ettiğini belirterek davalıların itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı ……. Bakanlığı yönünden dava dilekçesinin reddine; diğer davalı …. İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti. yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş; ayrıca davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
İcra İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi gereğince itirazın iptali davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için itirazında haksız ve alacağın likit olması zorunludur. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ise; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin öngörülebilir olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifade ile borçlunun ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez.
Somut olayda; dava konusu alacağın varlığı ve miktarı jandarma tarafından düzenlenen tutanak, tanıkların ve ihbar olunanın anlatımları ile saptanmış olduğundan dava konusu alacak likit değildir. Dolayısıyla itirazın iptali halinde alacaklının icra inkar tazminatı isteyebilmesi için gerek uygulamada, gerekse öğretide öngörülen alacaktaki “likit” yani muayyenlik ve belirlenebilirlik koşulu gerçekleşmemiştir.
Takip konusu alacak miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece yasal koşulları bulunmadığı halde, icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı şirketten peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.