YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/177
KARAR NO : 2016/7011
KARAR TARİHİ : 26.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 04/10/2012 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/03/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile 2005 yılında tanıştıklarını, davalının kendisi ile evlenmek istediğini ve ailesinden isteyeceğini belirttiğini; fakat bu durumun gerçeklik kazanmadığını, davalının daha sonra evlenmeye yanaşmadığını, davalının çalışmak için yurtdışına gittiğini, daha sonra davalıdan hamile kaldığını, davalının başka biriyle evli olduğunu öğrendiğini, çocuğu aldırmak istediğini, fakat davalının ikna etmesinden sonra aldırmadığını, davalının eşine boşanma davası açtığını, sonuçlandıktan sonra kendisiyle evleneceği vaadiyle kandırıldığını, daha sonra davalının eşine açtığı boşanma davasından feragat ettiğini, kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek uğradığı maddi ve manevi zararların ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, davacının kendisinin evli olduğunu bildiğini, doğan çocuğu üzerine kaydettirdiğini, evli birinin başka biriyle evlenmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tanık anlatımlarına göre, davalının davacıyı evlenme vaadiyle kandırdığı ve bir çocuk dünyaya getirdiği, bu durumun kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, maddi tazminat isteminin de ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacı ile davalının 2005 yılında tanıştıkları, daha sonra ayrıldıkları, davalının bu süreçte evlendiği ve evli olduğu sırada davacı ile rızaya dayalı birliktelik yaşadığı, bu birlikteliğin sonucunda bir çocuğu dünyaya geldiği anlaşılmaktadır. Davacının, bu olaylar yaşandığı sırada ergin olduğu sabittir.
Şu durumda, davacı ile davalının rızaya dayalı birliktelik yaşaması ve davacının da ergin (reşit) olması gözetildiğinde, davalının eylemi kişilik haklarına saldırı teşkil etmediğinden mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.