Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2016/1920 E. 2018/197 K. 18.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1920
KARAR NO : 2018/197
KARAR TARİHİ : 18.01.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … Sözen tarafından, davalı … aleyhine 03/03/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 06/11/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, davalının kendisine yönelik iftira niteliğinde suç isnat ederek hakaret etmesi nedeniyle uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, durumun gerçek olan olayın açığa çıkmasından mütevellit olup, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, kişinin annesine cinsel tacizde bulunulduğuna yönelik bir iddiayı salt bir davada haklı çıkmak için uydurmasının hayatın olağan akışına ve dosyadaki somut olaya aykırı olduğu, her ne kadar … Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/151 esas ve 2015/50 karar sayılı ilamı ile davalı … ve annesi …’ın cezalandırılmasına karar verilmişse de verilen kararda … hakkında kesin hüküm kurulduğu, şekli olarak kesinleşen hükümlerin de hukuk mahkemelerini bağlamayacağı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir.
Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden, davacının katılanı olduğu, davalı … ve dava dışı annesi …’ın sanık sıfatıyla yargılandığı … Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/151 esas ve 2015/50 karar sayılı dosyasında; davalının eşi ile arasında görülen boşanma davasına sunduğu dava dilekçesinde, davacıya yönelik şikayete tabi suç niteliğinde olan, annesi …’a yönelik “evinde bulunurken balkona geçeceği sırada mutfakta bulunan katılanın eliyle cinsel organını sıktığı” şeklindeki beyanı nedeni ile katılana yönelik hakaret eyleminden yapılan yargılamada, eylem sabit kabul edilerek adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
TBK’nın 74. (818 sayılı BK’nın 53.) maddesi uyarınca ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk mahkemesi yönünden de bağlayıcıdır.
Somut olayda, davalı hakkında kesin olarak verilen ceza mahkemesine ait mahkumiyet kararı ve toplanan diğer tüm deliller uyarınca davalı, davacıya yönelik hakaret eyleminde bulunmuş olup davacı yararına uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, kişinin annesine cinsel tacizde bulunulduğuna yönelik bir iddiayı salt bir davada haklı çıkmak için uydurmasının hayatın olağan akışına ve dosyadaki somut olaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.