YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2680
KARAR NO : 2016/5555
KARAR TARİHİ : 25.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 27/10/2013 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/12/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davacının 3091 sayılı Kanun uyarınca kaymakamlığın men kararı ve infazı nedeniyle uğranılan idari soruşturma giderlerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı, davalının haksız şikayetinden kaynaklanan …Kaymakamlığının 10/04/2013 tarih ve 12 nolu kararı ile meyve fıdanları dikilmek suretiyle taşınmaza yapılan tecavüzün men’i ve soruşturma giderleri toplamı 293,00 TL’nin kendisinden tahsili yönünde verilen kararın men’i ile 293,00TL’nin davalıdan tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı, davacının kendisine ait araziye tecavüz ettiğinden yapılan şikayet nedeniyle kaymakamlıkça verilen idari kararın yerinde olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, verilen ilk karar ile Küre Kaymakamlığınca verilen idari karara karşı 3091 sayılı Kanun hükümleri gereğince idari yargı yolunun açık olduğu, adli yargıda dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, ayrıca el atmanın önlenmesi davasında davacının malik olması gerektiği, davalının fiilen el atan kişi olması gerektiğinden davalının fiilen el atan kişi olmaması nedeniyle davalının sıfat yokluğu nedeniyle husumetten reddine karar verilmiş, hüküm; Dairemizin 28/09/2014 tarih, 2015/10583 esas, 2015/10165 sayılı kararı ile, davanın haksız şikayetten kaynaklanan dava olduğundan, davalının da kamu görevlisi olmamasına göre, davalı yönünden sıfat yokluğu ve yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, haksız şikayet nedeniyle açılan davada davalıya husumet düşeceği gerekçesi ile bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş ise de;
Bozma ilamının ifade zaafiyeti nedeniyle yanlış değerlendirildiği, davalının 3091 sayılı Kanun gereğince aldığı men kararının yerinde olup olmadığının usulünce araştırılarak, muarazanın men’i kararının ve buna dayalı olarak da talep edilen masrafın yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.