Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2016/2973 E. 2017/7552 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2973
KARAR NO : 2017/7552
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 04/06/2014 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/12/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22/11/2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Dava haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı lehine 100 TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin karar, Dairemiz çoğunluğunca onanmıştır.
Davacı; davalıya karşı kendisini yaralamasından dolayı … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasının 20/05/2011 tarihli duruşmasında davalının kendisine yönelik olarak “… davacı ağzı bozuk bir kadındır. … kendisi sahtekarın tekidir, en önde gidenidir.” şeklinde sözler söyleyerek hakaret ettiğini, bu sözlerin tutanağa da geçtiğini belirterek, manevi tazminat talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı lehine 100 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını belirlerken saldırı teşkil eden fiil ve olayın özelliği yanında tarafların kusur durumunu, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik şartları da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler kararda objektif olarak gösterilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Bu durumda tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir.
Somut olayda; olay tarihi, olayın meydana geliş şekli, tarafların sıfatları, sosyal ve ekonomik durumları ile özellikle davaya konu sözlerin kalıcı bir şekilde mahkeme tutanaklarına girmiş olması dikkate alındığında, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı çok azdır. Daha üst düzeyde bir tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. 22/11/2017