YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/322
KARAR NO : 2017/6585
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 10/07/2009 gününde verilen dilekçe ile 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenen tazminatın rücuen tahsilinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem sonucu yaralanan dava dışı kamu görevlisine 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince ödenen nakdi tazminatın, haksız fiil sorumlusu olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; dava dışı polis memuru …’ın davalının haksız fiili sonucu yedi gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandığını ve Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun 17/03/2009 tarihli kararıyla dava dışı polis memuruna nakdi tazminat ödendiğini beyan ederek, 2330 sayılı Kanun uyarınca yaralanan polis memuruna ödenen bu miktarın rücuen tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, nakdi tazminat komisyon kararının verildiği tarihte geçerli gösterge ve katsayılar esas alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne ve davalı tarafından yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye kalan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan ödeme belgelerine göre davalının davaya konu edilen miktarın tamamını ödediği ve ayrıca talep konusu tazminat miktarının belirlendiği … Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonunun kararında, zararın nakdi tazminat karar tarihindeki en yüksek Devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dahil) yüz maaş tutarının iş gücüne engel bulunan her gün için %1 oranında hesaplanarak ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysa zarar, haksız fiilin meydana geldiği 05/10/2008 tarihinde gerçekleşmiştir. Davalının sorumluluğu da bu tarihte başladığından tazminatın, haksız fiil tarihindeki miktar esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir.
Şu durumda, davalı tarafından yapılan ödemelerin tamamı değerlendirilmeden ve olay tarihinden sonra alınmış karar tarihindeki kıstaslara göre belirlenen tazminatın rücuen tahsiline karar verilmiş olması doğru değildir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.