YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9227
KARAR NO : 2019/1766
KARAR TARİHİ : 26.03.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 10/11/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 29/03/2016 günlü kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 26/03/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacı asil … geldi. Karşı taraftan davalı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının köyde kendisinden araba istediği şeklinde söylenti çıkarması üzerine telefonla davalıyı aradığını ve arabasını istemediği halde neden bu şekilde konuştuğunu sorduğunda davalının hakaret ve tehditlerine maruz kaldığını belirterek dava konusu olay nedeniyle uğradığı manevi zararının giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, iddiaların yerinde olmadığını belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ve davalı taraf tanıklarının yakınları olup olayı gören taraflarla husumeti ya da yakınlığı olmayan tanık bulunmadığı ve tanık beyanlarının da çelişkili olup birbirine üstün tutulamadığı, bu nedenle davalının davacıya yönelik kişilik haklarına saldırı teşkil eden eylemlerinin ispatlanamadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan … (…) 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/585 esas sayılı dosyasına ilişkin bilgi ve belgelerin incelenmesinde; eldeki dava dosyasında davalı tanığı olarak beyanı alınan …, … ve … hakkında, bulundukları yer ve olayla ilgili olarak yalan beyanda bulundukları gerekçesiyle yalan tanıklık suçlamasıyla ceza davası açıldığı ve yargılamanın halen devam etmekte olup henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi) uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir.
Şu durumda; … (…) 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/585 esas sayılı dava dosyasının sonucu eldeki davanın sonucunu etkileyecebilecek nitelikte olduğundan ceza davasının sonuçlanıp kesinleşmesi beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.