YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9479
KARAR NO : 2016/12355
KARAR TARİHİ : 19.12.2016
MAHKEMESİ :…Mahkemesi
DAVALILAR : 1- … 2- …
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve … aleyhine ….. gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın usulden reddine dair verilen 16/10/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 19/12/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı taraf davalının kişisel kusuruna dayanarak tazminat talebinde bulunmuştur. Kamu görevlileri, görev sırasında salt kişisel kusurlarına dayanan eylemlerde kişisel olarak sorumludur.
Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davalarının kendilerine rücu kaydıyla idare aleyhine açılabileceğine ilişkin düzenlemeler, haksız eylemi gerçekleştiren kamu görevlisine karşı doğrudan tazminat davası açmaya engel değildir. Zarar görenlerin haksız eylem failine karşı doğrudan dava açamayacaklarını savunmak, temel haklardan olan ve Anayasa’nın 36 ve AİHS’nin 13. maddesinde güvence altına alınan ”hak arama özgürlüğüne” aykırı olacaktır. Bu nedenle zarar görenler isterse, doğrudan kişisel kusurlarından dolayı haksız eylemi gerçekleştiren kamu görevlisine karşı tazminat davası açılabilecekleri gibi, isterlerse Devlete karşı da dava açabilirler.
Somut olayda davacı, davalıların kişisel kusurlarına dayanarak dava açtığından ayrıca dayanılan eylemlerin kişisel husumet ve isnatlardan kaynaklanması nedeniyle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı düşüncesiyle değerli çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz. 19/12/2016