Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2017/4050 E. 2019/3222 K. 30.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4050
KARAR NO : 2019/3222
KARAR TARİHİ : 30.05.2019

MAHKEMESİ : Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 04/12/2014 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/11/2016 günlü karara karşı davalı ve davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davalı tarafın istiaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile manevi tazminat talebinin kabulüne dair verilen 09/06/2017 günlü …tep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2017 yılı için 41.530,00 TL dir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 41.530,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir.
Somut olayda, davacı 75.000,00 TL manevi tazminat ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2.000,00 TL maddi tazminat isteminde bulunmuş, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin verdiği hüküm kaldırılarak 8.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Anılan karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Temyize konu edilen miktarın 8.000,00 TL olması nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir. Bu nedenle, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine GÖNDERİLMESİNE ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30/05/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.