Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2018/1329 E. 2019/3983 K. 18.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1329
KARAR NO : 2019/3983
KARAR TARİHİ : 18.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve … aleyhine 17/06/2015 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili; müvekkilerinin oğlu ve kardeşi olan ….’ın 20/06/2011 gününde meydana gelen ve davalı sürücü …’nin asli kusurlu olduğu trafik kazasında yaşamını yitirdiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar; davaların reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 184 ve 186. maddelerinde tahkikatın sona ermesi ve sözlü yargılamaya yönelik olarak; hâkimin, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz vereceği, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim edeceği, tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılamaya ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet edeceği, taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilerek, taraflara son sözlerinin sorulmasından sonra hüküm verileceğine dair düzenleme getirilmiştir.
Öte yandan 6100 sayılı Kanun’un 27. maddesinde, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtilmiştir. Davanın taraflarına iddia ve savunmalarını serdetme imkânı vermeden davanın esasıyla ilgili değerlendirme yapılması mahkemeye erişim hakkını zedeler. Davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânının tanınması gerekir.
Bu itibarla bir davanın sonucundan menfaati etkilenecek olan kişilerin bu yargılama hakkında bilgi sahibi olabilmelerine, uyuşmazlığın çözümü için gerekli ve sonuca etkili olduğunu düşündükleri hususlarda açıklamada bulunabilmelerine, iddialarını ispata yönelik delil sunabilmelerine imkân sağlanması gerekir. Bu husus aynı zamanda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri ile de ilgilidir.
Dosya kapsamından; davalının katılmadığı 02/06/2016 tarihli celsede mahkemece tahkikatın bitirilerek sözlü yargılamaya geçildiği, ancak bu aşamada yukarıda yer verilen usul kurallarına aykırı bir biçimde, sözlü yargılamaya geçileceğine ve belirlenecek gün ve saatte hazır bulunmayanların yokluğunda yargılamaya devam olunarak hüküm verileceğine dair davalı …’ye usulüne uygun şekilde bildirilmeden sözlü yargılamaya geçildiği ve hüküm verildiği anlaşılmaktadır. Bahsedilen bu zorunluluğa uyulmaksızın karar verilmesi nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.