YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2860
KARAR NO : 2018/7004
KARAR TARİHİ : 15.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … (… ) vekili Avukat … tarafından, davalı … Sahil Sitesi İşletme Kooperatifi aleyhine 28/11/2005 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/10/2017 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Davacının temyiz istemi yönünden;
Dairemizin 06/11/2012 gün, 2012/7576 esas, 2012/16220 karar sayılı bozma ilamına uyularak verilen 23/09/2014 gün, 2013/367 esas, 2014/480 sayılı karara karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmamış, kararın onanması talep edilmiştir. Açıklanan nedenle, davacının eldeki kararı temyiz hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmelidir.
2-Davalının temyiz istemi yönünden;
a)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları
reddedilmelidir.
b)Davalının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız icra takibi ve haciz nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkiline ait olan taşınmazın, davalı kooperatif tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takipleri kapsamında satıldığını, müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını, bu nedenle icra takiplerinin haksız olduğunu belirterek uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı kooperatif tarafından yapılan icra takiplerinin bir hakka dayanıp dayanmadığı hususunun tespit edilemediği, bu nedenle takiplerin haksız olduğu kabul edilerek davacı yararına maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 26/11/2010 tarihli ilk kararı, Dairemizin 06/11/2012 gün, 2012/7576 esas, 2012/16220 karar sayılı ilamı ile davalı yararına bozulmuş, davacının temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Bozmaya uyularak verilen 23/09/2014 tarihli ikinci kararda mahkemece, 44.469,00 TL’nin davalı kooperatiften tahsiline hükmedilmiştir. Bu karar, yalnızca davalı kooperatif tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 14/04/2015 gün, 2014/17892 esas, 2015/4774 karar sayılı ilamıyla temyize gelen davalı yararına yeniden bozulmuştur. Temyize konu son kararda ise mahkemece, 46.648,00 TL’nin davalı kooperatiften tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemenin ikinci kararı, davacı tarafından temyiz edilmediğinden, hüküm altına alınan 44.469,00 TL yönünden davalı yararına usulî kazanılmış hak oluşmuştur. İkinci bozma ilamı sonrası kurulan hükümde, bu miktardan daha fazla tazminata karar verilmesi, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (2-a), davacının temyiz dilekçesinin (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve taraflardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.