Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2018/3967 E. 2019/3489 K. 20.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3967
KARAR NO : 2019/3489
KARAR TARİHİ : 20.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar Kahramanmaraş 12 Şubat Belediye Başkanlığı ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine 16/05/2013 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalı … 12 Şubat Belediye Başkanlığı yönünden reddine, davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden kısmen kabulüne dair verilen 17/04/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmesi gereğince ödenen satış bedelinin,taşınmazın tapuda dava dışı üçüncü kişiye devredilmesi nedeniyle oluşan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 27/04/1983 tarihinde davalı … ile müvekkili arasında düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye konu taşınmazın hayvan yemi satıcılığı yapılmak üzere tahsis edildiğini, 1984 yılında arsa bedelinin müvekkili tarafından davalı idareye ödendiğini, davalı … tarafından müvekkiline tahsis edilen taşınmazın dava dışı üçüncü kişiye 10/05/1994 tarihinde satıldığını, yapılan satış işleminin haricen öğrenildiğini ,tahsis işleminin iptali için davalı idareye başvurulmasına rağmen talebin reddedildiğini,belediyenin ret kararının iptali için Gaziantep 1. İdare Mahkemesi’nde iptal davası açıldığını ancak uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı olması nedeniyle ret kararı verildiğini belirterek taşınmazın dava tarihindeki değerinin kendisine ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 04/06/2014 havale tarihli bilirkişi raporunda belirlenen ortalama bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanmakta olup zamanaşımının başlangıç tarihi, satışın yapılmasının imkan dahilinden çıktığı ya da tapuda devir yapma olanağının ortadan kalktığı yani ifanın imkansız hale geldiği an başlar. Dava konusu taşınmaz 10/05/1994 yılında dava dışı üçüncü kişiye tapuda devredilmiş olup bu tarih itibariyle düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifası imkansız hale gelmiştir. Bu haliyle olay tarihinde yürürlükte olan BK.’nun 125. maddesi uyarınca 10 yıl içinde dava açılması gereklidir. Eldeki davada tarihi 16/05/2013 olup 10/05/1994 yılından itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasına girilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.