YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/407
KARAR NO : 2019/3988
KARAR TARİHİ : 18.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 20/07/2000 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/10/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyanın incelenmesinde bir kısım davalılara yapılan gerekçeli karar ve davacı temyizine dair tebligatların usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Yasa’nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Aynı Kanun’un “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesine, 6099 sayılı Yasa’nın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; “gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.
7201 sayılı Yasa’nın 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin Kanun gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 sayılı Kanun’a göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır.
Yine Tebligat Kanunu’nun aynı Kanun ile değişik 35 maddesinde; “ (1) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır”. (2) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (3) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır. ” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya kapsamından; davalılar … ve …’ya gerekçeli kararın ve davacı yanın temyiz dilekçesinin yargılama sırasında ilanen tebliğ yapılan adreslerinden tanınmadıkları gerekçesiyle iade edilmesi üzerine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, anlaşılmaktadır.
Şu durumda, davalılar … ve …’nın mernis adresi bulunup bulunmadığının araştırılması, tespiti halinde bu adreslerine, “mernis kaydını içermeyen” normal tebligat çıkarılması, tebligatın iade edilmesi halinde, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair kayıt (mernis kaydı) düşülerek yeniden tebligat çıkarılması ve mahkemenin gerekçeli kararı ile davacının temyiz dilekçesinin, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmesi, yapılacak araştırma neticesinde davalıların mernis adresi olmadığının belirlenmesi halinde; davalılara gerekçeli kararın ve davacı tarafın temyiz başvuru dilekçesinin ilanen tebliğ edilmesi gerekir.
Açıklanan nedenle, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca tebliğ işlemlerinin tamamlanması ve akabinde temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahal mahkemesine geri çevrilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Dosyanın, yukarıda gösterilen nedenlerle ve yukarıda bildirilen şekilde işlem yapılmak üzere mahal mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 18/09/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.