Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2018/4166 E. 2019/174 K. 17.01.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4166
KARAR NO : 2019/174
KARAR TARİHİ : 17.01.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve … aleyhine 31/07/2015 gününde verilen dilekçe ile tanıma ve tenfiz istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfiz istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, … Eyaleti, … İlçesi, 17. Adli Bölge Gezici Mahkemesi’nin 18/08/2010 tarihinde vermiş olduğu karar ile müvekkili lehine davalılardan müştereken ve müteselsilen 80.000 Amerikan Doları ana para, 15.266 Amerikan Doları Faizi, 501 Amerikan Doları Masrafı, her yıl %6 faiz uygulanarak toplam 95.767,90 Amerikan Doları alınmasına icra yolu açık olmak üzere karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davaya ilişkin yabancı mahkeme kararının apostil şerhli aslı ile noter onaylı yeminli tercümesinin aslını dava dilekçesi ekinde sunduklarını belirterek … Eyaleti, … İlçesi, 17. Adli Bölge Gezici Mahkemesi’nin mezkur kararın tanınması ve tenfizi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, Türkiye ile ilamı veren Amerika Birleşik Devletleri arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma bulunmadığını, müvekkilinin usulüne uygun şekilde ilgili davaya çağrılmadığını, dava konusu mahkeme kararının kesinleştiğine ilişkin bir belgenin dosyada bulunmadığını, mahkeme kararının dayanağının ne olduğunun ve hangi nedenle haklarında hüküm kurulduğunun belli olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tanıma ve tenfizi istenen kararın açıkça kamu düzenine aykırı olmadığı, mahkeme kararının aslının ve onaylı tercümesinin dosyaya sunulduğu, kararın mahkeme tarafından verildiğinin, mahkeme hükmü taşıdığının ve kesinleştiğinin sabit olduğu, A.B.D ve Türkiye arasında fiili karşılıklılığın mevcut olduğunun bilindiği, MÖHUK hükümlerine aykırılık bulunmadığı, davacıların tanıma ve tenfiz taleplerinin yasal şartlarının mevcut olduğu gerekçesiyle kararının tanıma ve tenfizine karar verilmiştir.
Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu’nda kabul edilen sisteme göre, tenfiz hâkimince, yabancı mahkeme kararı esastan incelenemez ve hukuka uygunluğu denetlenemez. Şu durumda tenfiz hâkiminin, tenfiz şartları dışında, ilamın içeriği üzerinde incelemede bulunma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Tanınması ve tenfizi istenen kararın kesinleşme şerhini gösterir apostil şerhli aslı ve onanmış örneğinin bulunup bulunmadığı mahkemece değerlendirilip karar verilmesi gerekir.
Somut olaya bakıldığında; davacı tarafından tanınması ve tenfizi istenen … Eyaleti, … İlçesi, 17. Adli Bölge Gezici Mahkemesi’nin 18/08/2010 tarihli kararının usule uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği dosya kapsamından tespit edilememektedir. Hal böyle iken, mahkemece tenfizi istenen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırıldıktan ve gerekli olması halinde tanıma ve tenfizi istenilen mahkeme kararının kesinleşmesine dayanak olan tüm tebliğ evraklarının dosyaya temini sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.